Sigortasız veya eksik bildirilen çalışma dönemleri için hizmet tespit davası açılabilir. Ancak 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 86. maddesindeki temel kurala göre dava, tespiti istenen hizmetlerin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde açılmalıdır. Bu süre zamanaşımı değil, hak düşürücü süredir ve mahkeme tarafından kendiliğinden dikkate alınabilir.
Sonucu yalnızca çalışmanın kaç yıl önce gerçekleştiği belirlemez. İşe giriş bildirgesinin verilmiş olması, bazı ayların SGK’ya bildirilmesi, çalışmanın kesintisiz sürmesi veya Kurumun denetimle çalışmayı tespit etmesi süre incelemesini değiştirebilir. Buna karşılık SGK’ya şikâyet etmek ya da işverenin çalışmayı sözlü olarak kabul etmesi, dava süresini kendiliğinden korumaz. Bu nedenle hizmet dökümü, bildirgeler, işyeri kayıtları ve çalışma tarihleri birlikte değerlendirilmelidir.
Sigortasız Çalışılan Yıllar İçin Dava Açılabilir mi?
Evet. İşverenin SGK’ya hiç bildirmediği veya eksik bildirdiği çalışmalar, hizmet tespit davasıyla kayıt altına alınabilir. Kural olarak dava, hizmetin geçtiği yılın sonundan itibaren beş yıl içinde açılmalıdır. Bununla birlikte Kuruma verilmiş işe giriş ya da dönem belgeleri, kesintisiz çalışma ve Kurum tespiti gibi durumlar süre sonucunu değiştirebilir.
Hizmet Tespit Davası Hakkında Temel Noktalar
- Dava, gerçek çalışmanın SGK kayıtlarına hiç veya gereği gibi yansımadığı dönemleri konu alır.
- Temel süre, hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayan beş yıllık hak düşürücü süredir.
- SGK’ya yapılmış bildirimler ve kesintisiz çalışma, sürenin uygulanmasını somut olaya göre değiştirebilir.
- Davalı işverendir; mahkeme davayı SGK’ya resen ihbar eder ve Kurum davaya ferî müdahil olarak katılabilir.
- Görevli mahkeme iş mahkemesidir; hizmet tespiti için zorunlu arabuluculuk aranmaz.
- Yazılı kayıtlar, banka hareketleri, bordrolar ve doğrudan bilgisi bulunan tanıklar birlikte değerlendirilir.
- Kesinleşen karar SGK tarafından uygulanır; ücret ve kıdem tazminatı alacakları kendiliğinden hüküm altına alınmaz.
Hizmet Tespit Davası Hangi Kayıt Eksikliklerini Düzeltir?
Hizmet tespit davası, hizmet sözleşmesine bağlı fiilî çalışmanın Sosyal Güvenlik Kurumuna hiç bildirilmediği ya da gün ve kazanç bakımından eksik bildirildiği iddiasını inceler. Amaç, işçinin gerçekten çalıştığı sigortalılık sürelerinin ve gerekli olduğunda prime esas kazancının belirlenerek Kurum kayıtlarına işlenmesidir.
Örneğin işçi iki yıl çalıştığı hâlde yalnız son altı ayı bildirilmişse, ilk on sekiz ayın tespiti istenebilir. Ayda otuz gün çalışmasına rağmen on gün bildirim yapılmışsa eksik yirmi günlük süreler dava konusu edilebilir. Ancak yanlış meslek kodu, yalnız bordro ücreti uyuşmazlığı veya işçilik alacağı gibi her SGK sorunu hizmet tespit davasının konusu değildir.
| Kayıttaki sorun | Uygun hukuki yol | Temel inceleme |
|---|---|---|
| Çalışma hiç bildirilmemiş | Hizmet tespit davası | Fiilî çalışma, işveren ve dönem |
| Çalışma günleri eksik bildirilmiş | Eksik günler için hizmet tespiti | Ay bazında gerçek gün sayısı |
| Ücret düşük gösterilmiş | Prime esas kazanç tespiti talebi | Ücretin miktarı ve yazılı deliller |
| Fazla mesai veya ücret ödenmemiş | İşçilik alacağı talebi | Ödeme, çalışma düzeni ve zamanaşımı |
| SGK kararı veya kaydı hatalı | Uyuşmazlığın türüne göre Kuruma başvuru ve dava | İdari işlem ile kayıt dayanağı |
Önemli ayrım: Hizmet tespiti sigortalılık günlerini ve gerekli şartlarda prime esas kazancı konu alır. Kıdem tazminatı, fazla çalışma, yıllık izin veya ödenmeyen ücret talepleri ayrı hukuki niteliktedir; süreleri ve arabuluculuk şartları ayrıca incelenir.
Hizmet Tespit Davasında 5 Yıllık Süre Nasıl Hesaplanır?
5510 sayılı Kanun’un 86. maddesi, işverenin gerekli bildirge ve belgeleri vermediği veya çalışmanın Kurumca tespit edilemediği durumlarda, sigortalının hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan itibaren beş yıl içinde iş mahkemesine başvurabileceğini düzenler. Bu düzenlemedeki beş yıllık süre hak düşürücü süredir. İşveren ileri sürmese dahi mahkeme süreyi dosyadaki tarihlere göre değerlendirir.
Basit bir örnekte, yalnız 2019 yılına ait ve Kuruma hiç yansımamış bir çalışma için süre 2019 yılının sonunda başlar; genel hesapla dava en geç 31 Aralık 2024 tarihinde açılmalıdır. Çalışma birden fazla yıla yayılmış, bazı aylar bildirilmiş veya aynı işyerinde kesintisiz devam etmişse tek bir örnek hesap bütün dosyaya uygulanamaz. Her çalışma kesiti, bildirimin kapsamı ve işten ayrılma tarihi birlikte ele alınır.
SGK Şikâyeti Dava Süresini Otomatik Olarak Durdurmaz
İşçinin SGK’ya, CİMER’e veya başka bir idari makama başvurması delil elde edilmesini sağlayabilir; fakat bu başvuru beş yıllık hak düşürücü süreyi kendiliğinden durduran ya da kesen güvenli bir işlem değildir. Kurum incelemesi beklenirken dava süresi geçirilebilir. Son gün hesabı, başvurudan bağımsız biçimde ve çalışma kayıtları incelenerek yapılmalıdır.
| Çalışma ve kayıt durumu | Süre bakımından ilk değerlendirme | Dikkat edilmesi gereken nokta |
|---|---|---|
| Bir yıldaki çalışma hiç bildirilmemiş | O yılın sonundan itibaren beş yıl | Fiilî bitiş ve dava tarihi doğrulanmalıdır. |
| İşe giriş bildirgesi verilmiş | Hak düşürücü süre yönünden istisnai değerlendirme doğabilir | Bildirgenin işyeri, tarih ve dönemle ilişkisi incelenir. |
| Başlangıç eksik, sonraki dönemler bildirilmiş | Kesintisiz çalışma iddiası önem kazanır | Bildirim öncesi ve sonrası çalışmanın aynı işyerinde kesintisizliği kanıtlanmalıdır. |
| SGK denetimi çalışmayı saptamış | Kurumun bilgisi ve tespit kapsamı belirleyici olabilir | Tutanakların hangi tarihleri kapsadığı kontrol edilir. |
| Çalışmada ara verilmiş | Her bağımsız dönem ayrı değerlendirilebilir | Ayrılış ve yeniden giriş tarihleri delillerle belirlenir. |
Beş Yıldan Eski Sigortasız Çalışma Her Durumda Kaybedilmiş midir?
Hayır. “Beş yıldan eski dönem için hiçbir şekilde dava açılamaz” sözü, kanundaki istisnaları ve yüksek mahkeme uygulamasındaki ayrımları göz ardı eder. Hak düşürücü süre; gerekli belgelerin hiç verilmediği ve çalışmanın Kurumca tespit edilmediği durum için öngörülmüştür. Çalışana ait işe giriş bildirgesi veya dönem belgesi Kuruma verilmişse, Kurumun çalışmadan haberdar olup olmadığı ayrıca değerlendirilir.
Başlangıçta bildirilmeyen çalışmanın daha sonra aynı işyerinden yapılan bildirimle kesintisiz biçimde devam ettiği iddia ediliyorsa, kesintisizlik süre hesabında önem taşıyabilir. Buna karşılık bildirilen dönem ile iddia edilen dönem arasında gerçek bir ara varsa veya belgeler farklı bir işverene ya da işyerine aitse aynı sonuç çıkmayabilir. Yalnız bir işe giriş bildirgesinin bulunması da fiilî çalışmanın süresini kendiliğinden kanıtlamaz.
Anayasa Mahkemesinin Ramazan Şaş başvurusunda da görüldüğü üzere, çalışmanın hangi tarihte sona erdiği bir günlük farkla dahi dava süresinin sonucunu değiştirebilir. Bu nedenle tarihler hakkında yeterli araştırma yapılmadan süre nedeniyle ret kararı verilmesi, mahkemeye erişim hakkı bakımından sorun doğurabilir. Ancak bu yaklaşım, süresiz dava açılabileceği anlamına gelmez; somut olaydaki çalışma ve bildirim tarihleri kanıtlanmalıdır.
- Önce e-Devlet hizmet dökümünde eksik olan işyeri, ay, gün ve kazançlar belirlenir.
- İşe giriş bildirgesi, dönem bordrosu veya prim belgesi Kuruma verilmiş mi kontrol edilir.
- Bildirimden önceki ve sonraki çalışmanın aynı işyerinde kesintisiz olup olmadığı araştırılır.
- SGK denetimi, tutanak veya başka bir Kurum tespiti bulunup bulunmadığı saptanır.
- Bu verilerle her dönem için son dava tarihi ayrıca hesaplanır.
Dava Açmadan Önce SGK Başvurusu veya Arabuluculuk Gerekir mi?
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 4. maddesi, sosyal güvenlik uyuşmazlıklarında kural olarak dava öncesi SGK başvurusu ararken, hizmet sözleşmesine bağlı zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti taleplerini açıkça istisna tutar. Bu nedenle klasik hizmet tespit davasında önce Kurumdan ret kararı alma zorunluluğu yoktur. Yine de SGK şikâyeti; denetim yapılması, işyeri dosyasının incelenmesi ve delil oluşturulması bakımından yararlı olabilir.
Zorunlu arabuluculuk ise işçi veya işveren alacağı, tazminatı ve işe iade talepleri için düzenlenmiştir. Hizmet tespiti, tarafların serbestçe anlaşarak SGK kayıtlarını değiştirebileceği bir para alacağı değildir; sosyal güvenlik hakkı ve kamu düzeniyle ilgilidir. Bu sebeple yalnız hizmet tespiti talebiyle açılacak davada arabuluculuk dava şartı değildir.
Birden Fazla Talep Varsa Yol Ayrılabilir
İşçi aynı olay nedeniyle hem sigortasız hizmetlerinin tespitini hem de ücret, fazla mesai veya kıdem tazminatını isteyebilir. Ancak bu taleplerin dava şartları, ispat kuralları ve süreleri aynı değildir. İşçilik alacakları için zorunlu arabuluculuk gündeme gelirken hizmet tespiti için gelmez; taleplerin birlikte veya ayrı ileri sürülmesi dosyanın özelliklerine göre planlanmalıdır.
Hizmet Tespit Davası Kime Karşı ve Hangi Mahkemede Açılır?
7036 sayılı Kanun’a göre hizmet sözleşmesine dayalı zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti davası işveren aleyhine açılır. Mahkeme davayı SGK’ya kendiliğinden ihbar eder. Kurum, davalı işveren yanında ferî müdahil olarak yargılamaya katılabilir, işveren kanun yoluna başvurmasa dahi başvuruda bulunabilir ve kesinleşen kararı uygulamakla yükümlüdür.
Görevli mahkeme iş mahkemesidir. İş mahkemesi bulunmayan yerde dava, iş mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesinde görülür. Yetki bakımından davalı gerçek veya tüzel kişinin dava tarihindeki yerleşim yeri ile işin yapıldığı yer mahkemesi seçenekleri bulunur. Yanlış işveren unvanı, şirket devri, alt işverenlik veya işyerinin kapanmış olması taraf ve yetki tespitini karmaşıklaştırabilir.
Özellikle aynı işyerinde farklı ticaret şirketlerinin art arda faaliyet göstermesi hâlinde tabela adı tek başına yeterli olmayabilir. Ticaret sicili, vergi kaydı, SGK işyeri sicili, ruhsat ve bordro kayıtlarıyla gerçek işveren belirlenmelidir. Somut olayın tarafları, delilleri ve süreleri bakımından değerlendirilmesi için İzmir iş avukatı hizmet alanı kapsamında hukuki destek alınabilir.
Sigortasız Çalışma Hangi Delillerle İspatlanabilir?
Hizmet tespit davaları kamu düzeniyle ilgili olduğundan mahkeme yalnız tarafların sunduğu delillerle yetinmeden işyeri ve Kurum kayıtlarını araştırabilir. Bununla birlikte işçinin iddia ettiği dönem, işyeri, görev ve çalışma düzeni hakkında somut bilgi vermesi; ulaşabildiği delilleri başlangıçta belirtmesi gerekir. Soyut ve çelişkili anlatımlar, uzun bir çalışma döneminin tamamını ispatlamaya yetmeyebilir.
Yazılı ve dijital kayıtlar çalışma olgusunu güçlü biçimde destekler. Ücretin bankadan ödenmesi, işyeri e-postası, vardiya listesi, personel kartı, giriş-çıkış kaydı, iş sağlığı ve güvenliği eğitimi, zimmet tutanağı, kargo veya teslim belgesi, müşteri yazışması ve görev emri kullanılabilecek örneklerdir. Delilin hukuka uygun elde edilmiş olması gerekir; başkasının hesabına izinsiz girmek veya özel haberleşmeyi hukuka aykırı biçimde kaydetmek ayrı sorunlar doğurabilir.
| Delil grubu | Ne gösterebilir? | Kontrol edilmesi gereken |
|---|---|---|
| SGK işe giriş, hizmet ve işyeri kayıtları | İşveren, bildirilen dönem ve Kurumun bilgisi | İşyeri sicili ile tarihlerin eşleşmesi |
| Banka dekontu ve ücret bordrosu | Ücret ilişkisi ve ödeme dönemi | Açıklama, gönderen hesap ve düzenlilik |
| Vardiya, kart ve giriş-çıkış kayıtları | İşyerinde bulunma ve çalışma düzeni | Kayıtların doğrulanabilirliği ve bütünlüğü |
| E-posta, mesaj ve görev belgeleri | İşveren talimatı ile yapılan iş | Hukuka uygun elde edilme ve taraf aidiyeti |
| Tanık anlatımları | Fiilî çalışma, görev, dönem ve süreklilik | Tanığın aynı dönemde doğrudan bilgisi |
| Komşu işyeri ve resmî kurum kayıtları | İşyerinin faaliyeti ve işçinin görünür çalışması | Dönemle bağlantı ve objektif nitelik |
Tanık Seçiminde Neye Dikkat Edilmelidir?
En yararlı tanıklar, uyuşmazlık konusu dönemde aynı işyerinde çalışmış ve kendi SGK kaydı bulunan bordro tanıklarıdır. Böyle tanık bulunamazsa komşu işyerlerinde aynı tarihlerde çalışan, işçinin çalışmalarını düzenli biçimde gören kişiler araştırılabilir. Tanığın “orada çalışıyordu” demesi yerine başlangıç-bitiş tarihini, işi, haftalık düzeni ve bilgiyi nasıl edindiğini açıklaması önemlidir.
Akrabalık tanıklığı kendiliğinden geçersiz kılmaz; ancak yalnız yakınların anlatımına dayanan, yazılı kayıtlarla desteklenmeyen geniş dönem iddiaları daha sıkı incelenir. İşverenin davayı kabul etmesi de tek başına yeterli olmayabilir. Sigortalılık hakkı kamu düzenine ilişkin olduğu için mahkeme gerçek çalışmayı araştırmaya devam eder.
Çalışma Günleri ve Prime Esas Kazanç Nasıl Belirlenir?
Mahkeme yalnız “çalıştı” veya “çalışmadı” şeklinde ikili bir değerlendirme yapmaz. Hangi tarihler arasında, ayda kaç gün, hangi işverene bağlı ve hangi ücretle çalışıldığı belirlenmelidir. Mevsimlik, çağrı üzerine, kısmi süreli veya aralıklı çalışmalarda işyerinin faaliyet dönemi ile işçinin fiilî çalışma düzeni özellikle araştırılır.
Sigortasız dönemdeki ücretin asgari ücretin üzerinde olduğu ileri sürülüyorsa prime esas kazanç yönünden daha güçlü yazılı deliller gerekebilir. Banka kayıtları, imzalı ücret bordroları, sözleşme, muhasebe belgeleri ve işin niteliği birlikte incelenir. Tanık beyanı, fiilî çalışmanın ispatında değerli olsa da yüksek ücret miktarını tek başına kanıtlamaya her dosyada yeterli olmayabilir.
Uygulama Örneği
Bir çalışan, 2020 ve 2021 yıllarında aynı işyerinde tam süreli çalıştığını; 2020’nin hiç, 2021’in ise yalnız son dört ayının bildirildiğini ileri sürsün. Banka ödemeleri, vardiya listeleri ve 2020’den beri aynı işyerinde kayıtlı bordro tanıkları kesintisiz çalışmayı destekliyorsa hem fiilî dönem hem de hak düşürücü süre buna göre incelenir. Sonuç, yalnız hizmet dökümündeki ilk bildirim tarihine bakılarak belirlenmez.
Dava Süreci Nasıl İlerler ve Karar Ne Sağlar?
Dava dilekçesinde tespiti istenen dönemlerin mümkün olduğunca ay ve gün bazında gösterilmesi; işverenin doğru unvanı, işyeri adresi, yapılan iş ve delillerin açıklanması gerekir. Mahkeme SGK işyeri dosyasını, dönem bordrolarını, işe giriş-çıkış bildirgelerini ve ilgili resmî kayıtları getirir. Gerekirse komşu işyeri araştırması yapılır, tanıklar dinlenir ve bilirkişi incelemesine başvurulur.
İş mahkemelerinde basit yargılama usulü uygulanır. İlk derece kararına karşı koşulları varsa istinaf; bölge adliye mahkemesi kararına karşı kanunun izin verdiği ölçüde temyiz yolu gündeme gelebilir. 7036 sayılı Kanun uyarınca kanun yolu süresi kararın taraflara tebliğiyle işlemeye başlar. Somut dosyada kararın tebliğ tarihi ve başvuru yolu ayrıca kontrol edilmelidir.
Karar kesinleştiğinde SGK, tespit edilen hizmetleri ve hükümde yer alan prime esas kazançları kayıtlarına işler. Bu günler sigortalılık süresini, prim gün sayısını ve şartları oluşmuşsa aylık hesabını etkileyebilir. Bununla birlikte kararın kesinleşmesi otomatik olarak emekli aylığı bağlanacağı anlamına gelmez; yaş, sigortalılık süresi, prim günü ve ilgili emeklilik rejiminin diğer şartları ayrıca aranır.
Aynı şekilde hizmet tespit kararı işçiye doğrudan ücret, kıdem tazminatı veya manevi tazminat ödenmesine hükmetmez. Bu parasal talepler ayrı ileri sürülmeli, dava şartı arabuluculuk ve kendilerine özgü zamanaşımı kuralları gözetilmelidir. Hizmet tespit dosyasındaki kabul ve deliller, koşulları varsa başka bir uyuşmazlıkta önem taşıyabilir.
İşyeri Kapanmışsa veya İşçi Vefat Etmişse Dava Açılabilir mi?
İşyerinin kapanması, şirketin tasfiyeye girmesi veya işverenin ölmesi sigortasız çalışmayı kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Ancak davanın doğru kişiye yöneltilmesi gerekir. Şirketin ticaret sicili durumu, tasfiye kaydı, birleşme veya devir işlemleri; gerçek kişi işveren ölmüşse mirasçılık ve tereke bilgileri araştırılmalıdır.
Sigortalının vefatı hâlinde hak sahipleri, ölüm aylığı veya diğer sosyal güvenlik hakları bakımından hukuki yararları bulunuyorsa hizmet tespiti talebinde bulunabilir. Bu durumda da vefat edenin fiilî çalışması, işverenle bağı, dönem ve süre kuralları kanıtlanır. Mirasçılık belgesi, nüfus kayıtları ve hak sahipliği durumuna ilişkin SGK kayıtları dosyaya eklenebilir.
Alt işveren, işyeri devri veya tabela şirketi bulunan dosyalarda yalnız ücret ödeyen kişinin adıyla hareket etmek hatalı taraf teşkiline yol açabilir. Asıl işveren-alt işveren ilişkisi, işyeri devri ve organik bağ iddiaları, her tüzel kişi yönünden ayrı olgularla kurulmalıdır. Dava açılmadan önce ticaret sicili ve SGK işyeri kayıtlarının karşılaştırılması bu riski azaltır.
Dava Öncesi Belge Kontrol Listesi
e-Devlet SGK hizmet dökümü, işe giriş ve işten ayrılış kayıtları, ücret ödeme belgeleri, çalışma tarihlerini gösteren mesaj ve e-postalar, görev veya vardiya kayıtları, işyeri adresi ve unvanına ilişkin belgeler, tanıkların çalıştığı dönemler ve varsa SGK denetim evrakı birlikte toplanmalıdır. Belgelerin aslı korunmalı; dijital kayıtların tarih ve gönderici bilgileri kaybedilmemelidir.
Hizmet Tespit Davasında Yaygın Hatalar Nelerdir?
- Beş yıllık süreyi işten ayrılma gününden veya öğrenme tarihinden başlatmak.
- SGK şikâyetinin hak düşürücü süreyi güvenceye aldığını varsaymak.
- Hizmet dökümündeki her eksikliği aynı dava türüyle çözmeye çalışmak.
- İşverenin ticari unvanını ve işyeri sicilini araştırmadan dava açmak.
- Uzun yıllara yayılan çalışmayı yalnız genel ifadeli bir tanıkla kanıtlamaya çalışmak.
- Kesintili çalışma ile kesintisiz çalışmayı ayırmadan tek süre hesabı yapmak.
- Yüksek ücret iddiasını destekleyecek yazılı kayıtları sunmamak.
- Hizmet tespiti ile işçilik alacaklarının dava şartlarını birbirine karıştırmak.
Bu hatalardan kaçınmak için önce tespit edilmesi istenen her ayın kayıt durumu çıkarılmalı, ardından çalışma ile Kurum bildirimleri bir zaman çizelgesinde karşılaştırılmalıdır. Özellikle beş yıllık sürenin sonuna yaklaşılmışsa delillerin tamamlanması beklenirken dava hakkının kaybedilmemesine dikkat edilmelidir.
Hukuki Dayanak ve Resmî Kaynaklar
Değerlendirmede 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 86. maddesi, eski dönemler yönünden ilgili 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu hükümleri, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile Anayasa Mahkemesinin Ramazan Şaş başvurusundaki süre incelemesi dikkate alınmıştır. Hizmet kayıtları, SGK’nın e-Devlet 4A Hizmet Dökümü üzerinden kontrol edilebilir.
Sigortasız Çalışma Dönemlerinin Hukuki Değerlendirilmesi
Hizmet dökümündeki eksik aylar, işe giriş bildirgesi, işyeri kayıtları, kesintisiz çalışma ihtimali ve beş yıllık sürenin başlangıcı birlikte incelenmelidir. Bu inceleme, hangi dönemlerin talep edilebileceğini ve hangi delillerin korunması gerektiğini belirlemeye yardımcı olur.
Sigortasız çalışma dönemleriniz ve hizmet tespit davası için hukuki değerlendirme talep edin.
Sigortasız Çalışma ve Hizmet Tespit Davası Hakkında Sık Sorulan Sorular
10 yıl önceki sigortasız çalışma için hizmet tespit davası açılabilir mi?
Kural olarak hizmetin geçtiği yılın sonundan itibaren beş yıllık hak düşürücü süre uygulanır. Ancak işe giriş bildirgesinin verilmesi, bazı dönemlerin SGK’ya bildirilmesi, çalışmanın aynı işyerinde kesintisiz sürmesi veya Kurum tespiti bulunması süre sonucunu değiştirebilir. Bu nedenle yalnız “10 yıl geçti” denilerek kesin sonuca varılamaz; Kurum ve işyeri kayıtları incelenmelidir.
Hizmet tespit davasındaki 5 yıllık süre ne zaman başlar?
5510 sayılı Kanun’daki temel hesap, tespiti istenen hizmetlerin geçtiği yılın sonundan başlar. Örneğin yalnız 2019 yılına ait tamamen bildirimsiz hizmette genel son gün 31 Aralık 2024 olur. Birden çok yıl, kısmi bildirim, kesintisiz çalışma veya işe giriş bildirgesi varsa her dönem ve kayıt ayrıca değerlendirilmelidir.
İşten ayrılmadan hizmet tespit davası açılabilir mi?
Evet. Hizmet tespiti davası açmak için iş sözleşmesinin sona ermesini bekleme şartı yoktur. İşçi çalışmaya devam ederken hizmet dökümündeki eksikliği belirleyip dava açabilir. Beklemek, özellikle geçmiş yıllar bakımından hak düşürücü süre riski yaratabilir. Devam eden çalışma, işyeri kayıtları ve tanıkların durumu dikkate alınarak deliller korunmalıdır.
SGK’ya şikâyet etmek 5 yıllık süreyi durdurur mu?
SGK şikâyeti çalışma hakkında denetim ve kayıt araştırması yapılmasını sağlayabilir; fakat hizmet tespit davasındaki beş yıllık hak düşürücü süreyi kendiliğinden durdurduğu veya kestiği varsayılmamalıdır. Kurum incelemesinin sonucu beklenirken süre dolabilir. Dava için son tarih, hizmet yılı ve mevcut bildirimler esas alınarak ayrıca hesaplanmalıdır.
Hizmet tespit davasından önce arabulucuya başvurmak zorunlu mu?
Yalnız zorunlu sigortalılık süresinin tespiti isteniyorsa arabuluculuk dava şartı değildir. Çünkü hizmet tespiti, tarafların serbestçe tasarruf edebileceği bir işçilik alacağı değildir. Aynı olay için ücret, fazla mesai, kıdem veya ihbar tazminatı da talep edilecekse bu parasal istemler bakımından zorunlu arabuluculuk ve farklı süreler ayrıca uygulanabilir.
İşveren sigortasız çalışmayı inkâr ederse tanık yeterli olur mu?
Tanık delili önemlidir; fakat özellikle uzun bir dönem için tek başına genel ifadeli tanık anlatımı yeterli görülmeyebilir. Aynı dönemde kayıtlı çalışan bordro tanıkları, komşu işyeri çalışanları, banka ödemeleri, vardiya ve giriş-çıkış kayıtları, mesajlar ve resmî belgeler birlikte değerlendirilir. Tanığın çalışma tarihlerini ve bilgisinin kaynağını somutlaştırması gerekir.
İşyeri kapanmışsa hizmet tespit davası açılabilir mi?
İşyerinin kapanması tek başına dava hakkını ortadan kaldırmaz. Şirketin tasfiye, birleşme veya terkin durumu; gerçek kişi işveren ölmüşse mirasçı ve tereke bilgileri araştırılır. Davanın doğru işverene veya hukuki halefe yöneltilmesi gerekir. Ticaret sicili, SGK işyeri dosyası ve vergi kayıtları tarafın belirlenmesinde önem taşır.
Eksik bildirilen sigorta günleri için de hizmet tespit davası açılır mı?
Evet. İşçi ayda otuz gün çalıştığı hâlde daha az gün bildirilmişse veya çalışma döneminin yalnız bir kısmı kayda alınmışsa eksik sürelerin tespiti istenebilir. Mahkeme ay bazında fiilî çalışma düzenini, puantajı, ücret ödemelerini, eksik gün nedenlerini ve tanıkları inceler. İddia edilen gün sayısının somut delillerle desteklenmesi gerekir.
Vefat eden işçinin mirasçıları hizmet tespit davası açabilir mi?
Hak sahipleri, ölüm aylığı veya başka bir sosyal güvenlik hakkı yönünden hukuki yararları varsa vefat edenin bildirilmeyen çalışmalarının tespitini isteyebilir. Mirasçılık ve hak sahipliği belgelerinin yanında çalışma dönemi, işveren ve fiilî hizmet de kanıtlanmalıdır. Beş yıllık hak düşürücü süre ile varsa bildirimlere ilişkin istisnalar yine incelenir.
Hizmet tespit davası kazanılınca hemen emekli olunur mu?
Hayır. Kesinleşen kararın SGK tarafından uygulanmasıyla tespit edilen hizmet günleri ve hüküm kapsamındaki prime esas kazançlar kayda işlenir. Emeklilik için yaş, toplam prim günü, sigortalılık süresi ve tabi olunan rejimdeki diğer koşullar ayrıca değerlendirilir. Karar ayrıca ücret veya kıdem tazminatının otomatik ödenmesini sağlamaz.