Kira tespit kararı, Türk Borçlar Kanunu’nun 345. maddesindeki zamanlama koşulları sağlanırsa yeni kira döneminin başından itibaren etkili olabilir. Dava aylar sonra sonuçlansa bile belirlenen bedel ilgili dönemin ilk gününe uygulanır ve o tarihten karar tarihine kadar oluşan kira farkı gündeme gelebilir. Buna karşılık karar, koşullar oluşmadan tamamlanmış bütün eski kira dönemlerini kendiliğinden değiştirmez.
Yeni dönemin başlamasından en geç 30 gün önce dava açılması veya bu süre içinde kiracıya yazılı artış bildirimi yapılarak davanın yeni dönem sonuna kadar açılması temel yoldur. Sözleşmede yeni dönemde kira bedelinin artırılacağına ilişkin hüküm varsa, dava yeni dönem sonuna kadar açıldığında tespit edilen bedel dönem başından geçerli olabilir. Ayrıca kira tespit davasından önce dava şartı arabuluculuğa başvurulması gerekir.
Evet, ancak yalnız kanundaki koşullarla ilgili yeni kira döneminin başına kadar geriye etkili olur. Dava veya yazılı bildirim yeni dönemden en az 30 gün önce yapılmışsa ya da sözleşmede yeni dönemde artış hükmü bulunup dava dönem sonuna kadar açılmışsa belirlenen bedel dönem başından uygulanabilir. Önceki ve tamamen kapanmış dönemler kural olarak yeniden belirlenmez.
Kira tespit davasında “geriye etki”, karar tarihinden önceki her ayın yeniden hesaplanması anlamına gelmez. Kanunun izin verdiği etki, şartları varsa tespit edilen bedelin davanın ilgili olduğu yeni kira döneminin başlangıcından itibaren geçerli olmasıdır. Örneğin yeni dönem 1 Haziran’da başlamış, dava Kasım ayında sonuçlanmışsa karar 1 Haziran’dan itibaren uygulanabilir; fakat bunun için TBK 345’teki bildirim veya sözleşme koşullarından biri bulunmalıdır.
Dava yeni döneme ilişkin zamanlama koşulları sağlanmadan açılmışsa tespit edilen bedel bir sonraki kira döneminden itibaren geçerli olabilir. Dolayısıyla yalnız dava açılış tarihine veya karar tarihine bakmak yeterli değildir. Sözleşmenin başlangıç günü, yenileme dönemi, artış maddesi, yazılı bildirimin kiracıya ulaştığı tarih ve davanın açıldığı gün birlikte incelenir.
Bu kurallar öncelikle konut ve çatılı işyeri kiralarında kira bedelinin belirlenmesine ilişkindir. Ürün kirası, hasılat kirası veya farklı sözleşme türlerinde aynı sonuç doğrudan kabul edilmemelidir. Kira ilişkisinin niteliği ve tarafların sıfatı somut sözleşme üzerinden belirlenmelidir.
Yeni dönem takvim yılı değildir: Kira sözleşmesi 15 Ekim’de başladıysa yıllık yenilenme dönemi kural olarak 15 Ekim’de başlar. Ocak ayı veya malikin taşınmazı satın aldığı tarih, sözleşmede başka bir durum yoksa kendiliğinden yeni kira dönemi oluşturmaz.
TBK 345’e göre kira bedelinin belirlenmesi davası her zaman açılabilir. Ancak bu ifade, belirlenen bedelin her durumda geçmiş aylara uygulanacağı anlamına gelmez. Tespit edilen bedelin yeni dönemin başlangıcından geçerli olabilmesi için dava, yeni kira döneminden en geç 30 gün önce açılmalıdır.
Kiraya veren aynı 30 günlük süre içinde kira bedelinin artırılacağına ilişkin yazılı bildirimde bulunmuşsa dava yeni kira döneminin sonuna kadar açılabilir. Bu durumda mahkemenin belirlediği bedel yine bildirimi izleyen yeni dönemin başlangıcından itibaren uygulanabilir. Bildirimin içeriği, gönderim biçimi ve kiracıya ne zaman ulaştığının ispatı önem taşır.
| Durum | İşlem zamanı | Belirlenen bedelin başlangıcı |
|---|---|---|
| Dava doğrudan zamanında açılmışsa | Yeni dönemden en geç 30 gün önce | Talebe ve koşullara göre yeni dönemin başlangıcı |
| Önceden yazılı bildirim yapılmışsa | Bildirim en geç 30 gün önce, dava yeni dönem sonuna kadar | Bildirimden sonraki yeni dönemin başlangıcı |
| Sözleşmede artış hükmü varsa | Dava ilgili yeni kira döneminin sonuna kadar | İlgili yeni dönemin başlangıcı |
| Hiçbir zamanlama koşulu sağlanmamışsa | Dava açılabilir; geriye etki koşulu oluşmaz | Kural olarak izleyen kira dönemi |
Yıllık kira dönemi 1 Temmuz 2026’da yenileniyorsa, dönem başından etkili bir tespit için 30 günlük sürenin son gününe bırakılmadan yazılı bildirim yapılması veya gerekli süreçlerin başlatılması gerekir. Bildirim zamanında yapılmışsa dava 30 Haziran 2027’ye kadar açılabilir. Ancak dava şartı arabuluculuk bulunduğundan, arabuluculuk ve dava takvimi ayrıca ve ihtiyatlı biçimde planlanmalıdır.
Kira sözleşmesinde yeni kira döneminde bedelin artırılacağına ilişkin bir hüküm bulunuyorsa, kiraya verenin açacağı dava ilgili yeni kira döneminin sonuna kadar açıldığında mahkemece belirlenen bedel dönem başından itibaren geçerli olabilir. Bu düzenleme, 30 gün önceden ayrıca yazılı bildirim yapılmamış dosyalarda önemli bir istisnadır.
Artış maddesinin varlığı, sözleşmedeki her oranın aynen uygulanacağı anlamına gelmez. TBK 344’teki emredici sınırlar ve hesaplama ölçütleri korunur. Bir yıldan uzun süreli sözleşmelerde de yenilenen dönemlere ilişkin artış anlaşmalarının geçerliliği, tüketici fiyat endeksinin on iki aylık ortalamalara göre değişim oranını aşmama kuralı çerçevesinde değerlendirilir.
“Taraflar daha sonra anlaşır” gibi artış iradesini açıkça göstermeyen belirsiz ifadeler ile belirli bir artış mekanizması öngören hükümler aynı değildir. Mahkeme, sözleşmenin tamamını ve tarafların gerçek iradesini inceler. Bu nedenle yalnız sözleşmede “artış” kelimesinin geçmesine dayanarak geriye etki sonucu kesin kabul edilmemelidir.
1 Eylül 2023 tarihinden itibaren kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, ilamsız icra yoluyla tahliyeye ilişkin hükümler hariç olmak üzere, dava açılmadan önce arabulucuya başvuru dava şartıdır. Kira bedelinin tespiti de bu kapsam içindedir. Arabuluculuk tamamlanmadan doğrudan açılan dava, dava şartı yönünden usulî sorunla karşılaşabilir.
Arabuluculuk başvurusundan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez. Bununla birlikte TBK 345’teki 30 günlük bildirim ve yeni dönem sonuna kadar dava açma düzeni bakımından yalnız bu genel kurala güvenerek son güne kadar beklemek risklidir. Yazılı bildirim, arabuluculuk başvurusu ve son tutanak sonrasındaki dava tarihi birlikte planlanmalıdır.
Dönem başından etkili kira tespiti hedefleniyorsa, arabuluculuk başvurusunun tek başına TBK 345’teki yazılı bildirim koşulunu her dosyada karşıladığı varsayılmamalıdır. Kiracıya ispatlanabilir yazılı bildirim yeni dönemden en az 30 gün önce ulaştırılmalı ve arabuluculuk ile dava takvimi buna göre kurulmalıdır.
Arabuluculukta taraflar yeni kira bedeli, uygulanacağı tarih ve geçmiş dönem farklarının ödeme biçimi üzerinde anlaşabilir. Anlaşma sağlanamazsa son tutanak dava dilekçesine eklenir. Sürecin amacı yalnız usul koşulunu tamamlamak değildir; kira ilişkisinin devam ettiği durumlarda ödeme planı ve gelecek dönem bedeli de açık biçimde çözülebilir.
Kira tespit davası yalnız beş yıl dolduktan sonra açılabilen bir dava değildir. Tarafların yeni dönem bedeli konusunda geçerli bir anlaşması bulunmuyorsa hâkim, beş yıl dolmadan da TBK 344’teki sınırlar içinde bedeli belirleyebilir. İlk beş yıllık dönemde tüketici fiyat endeksinin on iki aylık ortalamalara göre değişim oranı temel üst sınır niteliğindedir.
Beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen kira sözleşmelerinde değerlendirme genişler. Hâkim; TÜFE değişimini, kiralananın durumunu, emsal kira bedellerini ve hakkaniyeti birlikte dikkate alarak yeni bedeli belirler. Emsal araştırması yapılması, ilan bedelleriyle yetinilmemesi ve karşılaştırılan taşınmazların gerçekten benzer olup olmadığının açıklanması gerekir.
| Sözleşme dönemi | Öne çıkan ölçütler | Önemli ayrım |
|---|---|---|
| İlk beş yıllık dönem | Geçerli artış anlaşması, on iki aylık TÜFE ortalaması, kiralananın durumu ve hakkaniyet | Salt güncel piyasa rayici üzerinden sınırsız artış yapılamaz |
| Beş yıldan uzun veya beş yıldan sonra yenilenen dönem | TÜFE, kiralananın durumu, emsal kira bedelleri ve hakkaniyet | Güncel emsaller doğrudan karşılaştırmaya daha güçlü biçimde girer |
| Takip eden beş yıllık dönemler | Önceki belirlenen bedel ve kanundaki güncelleme ölçütleri | Her yıl sıfırdan serbest piyasa bedeli belirlenmez |
Beş yıl hesabı ile geriye etki farklı konulardır: Beş yıl, mahkemenin kira bedelini hangi ölçütlerle belirleyeceğini etkiler. Bedelin hangi tarihten başlayacağı ise TBK 345’teki 30 günlük süre, yazılı bildirim ve sözleşmedeki artış hükmüne göre belirlenir.
Mahkeme yeni kira bedelini dönem başından geçerli olacak şekilde belirlerse, kiracının o dönem boyunca ödediği tutarlarla tespit edilen tutar arasındaki fark ortaya çıkar. Davanın bilirkişi, keşif veya kanun yolu aşamaları nedeniyle uzun sürmesi bu farkın ay sayısını artırabilir. Ancak farkın hangi tarihten başlayacağı, kararın hüküm fıkrası ve TBK 345 koşullarıyla sınırlıdır.
Örneğin 1 Mart 2026’da başlayan yeni dönem için koşulları sağlanmış bir dava sonucunda aylık bedel daha sonra belirlenmişse, 1 Mart’tan itibaren eksik kalan aylık tutarlar hesaplanabilir. Buna karşılık kiraya veren önceki kira dönemleri için bildirim ve dava koşullarını yerine getirmemişse, yeni karar üzerinden iki veya üç yıl öncesine ait bütün kiraları yeniden hesaplayamaz.
Kira tespit davası esas olarak kira bedelini belirler. Biriken farkın talep edilmesi, faizin başlangıcı, kararın kesinleşmesi ve icra takibi ayrı usul ve talep sorunları doğurabilir. Ödenen tutarlar, sözleşmedeki artış maddesi, ihtarnameler ve hükmün kapsamı görülmeden doğrudan tahliye veya temerrüt sonucu çıkarılmamalıdır.
Yeni dönem başından beri aylık 18.000 TL ödenmiş ve mahkeme koşulları oluşan dönem için aylık bedeli 24.000 TL olarak belirlemişse, her ay bakımından 6.000 TL fark gündeme gelir. Karar on ay sonra verilmişse matematiksel fark 60.000 TL olur. Bu örnek yalnız hesap mantığını gösterir; faiz, mahsup, kararın kesinleşmesi ve takip koşulları somut dosyada ayrıca belirlenir.
Kira ilişkisinden doğan bedel tespit davalarında görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir. Yetkili mahkeme belirlenirken davalının yerleşim yeri ile sözleşmenin ifa yeri kuralları değerlendirilir. Dava açılmadan önce görevli arabuluculuk bürosuna başvuru yapılması ve anlaşamama son tutanağının usulüne uygun biçimde sunulması gerekir.
Kira bedeli yalnız internet ilanlarına bakılarak belirlenmez. Mahkeme sözleşmeyi, taşınmazın konumunu ve fiziksel özelliklerini, kullanım biçimini, bakım durumunu ve gerçek emsalleri değerlendirir. Beş yılı aşan sözleşmelerde keşif ve bilirkişi incelemesi, emsallerin karşılaştırılabilirliği bakımından belirleyici olabilir.
| Belge veya delil | Neyi gösterir? | Dikkat edilmesi gereken |
|---|---|---|
| Kira sözleşmesi ve ekleri | Başlangıç tarihi, dönem, bedel ve artış hükmü | Tüm sayfalar ve yenileme protokolleri sunulmalıdır |
| Yazılı bildirim ve tebliğ belgesi | Artış iradesini ve kiracıya ulaşma tarihini | Gönderim kadar teslim veya tebliğ tarihi de önemlidir |
| Arabuluculuk son tutanağı | Dava şartının tamamlandığını ve uyuşmazlık konusunu | Talep edilen kira dönemi açıkça belirtilmelidir |
| Banka ve ödeme kayıtları | Fiilen ödenen kira tutarlarını | Açıklama kısmı ve dönem eşleştirmesi korunmalıdır |
| Emsal kira sözleşmeleri | Benzer taşınmazların gerçek kira seviyesini | İlan değil, mümkünse gerçekleşmiş ve doğrulanabilir kira olmalıdır |
| Keşif ve bilirkişi incelemesi | Konum, nitelik, kullanım ve emsal karşılaştırmasını | Farklılıklar somut gerekçeyle açıklanmalıdır |
Yeni dönemin başlangıcı, yazılı bildirim, arabuluculuk ve emsal delillerinin birlikte değerlendirilmesi için İzmir kira avukatı hizmet alanı kapsamında hukuki destek alınabilir. Değerlendirmenin amacı yalnız rayiç bedeli hesaplamak değil, belirlenen bedelin hangi dönemden geçerli olacağını doğru talep ve delillerle ortaya koymaktır.
En yaygın hata, beş yılın dolmasının geçmiş aylara etki için tek başına yeterli olduğunun düşünülmesidir. Oysa beş yıl bedelin hesaplanma yöntemini; 30 günlük süre, yazılı bildirim ve artış hükmü ise tespit edilen bedelin başlangıç tarihini etkiler. Bu iki değerlendirme birbirinden ayrılmalıdır.
Talep edilen aylık bedel açıkça gösterilmeli, hangi kira döneminden itibaren istendiği belirtilmeli ve dönem başına etkiyi sağlayan olaylar dilekçede açıklanmalıdır. Mahkeme, tarafın talebiyle bağlı olduğundan talep sonucu ile tarih aralığındaki hata kararın kapsamını etkileyebilir.
Değerlendirmede, kira bedelinin belirlenmesi ve kararın uygulanacağı tarihi düzenleyen 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 344 ve 345. maddeleri; görev, yetki ve yargılama usulüne ilişkin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile kira uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuğu düzenleyen 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu esas alınmıştır.
Kira sözleşmesinin başlangıç tarihi, artış maddesi, yazılı bildirim belgesi, arabuluculuk tutanağı, ödemeler ve emsal kayıtları birlikte incelenerek tespit edilecek bedelin hangi tarihten uygulanabileceği belirlenebilir. Her dosyada talep dönemi ve usul takvimi ayrıca değerlendirilmelidir.
Kira tespit süresi ve geçmiş dönem farkları hakkında hukuki değerlendirme talep edin.
Her zaman dava tarihinden başlamaz. TBK 345’teki koşullar sağlanmışsa mahkemenin belirlediği bedel ilgili yeni kira döneminin başlangıcından itibaren geçerli olur. Koşullar sağlanmamışsa bedelin uygulanması sonraki kira dönemine kalabilir. Sözleşmenin yenilenme günü, yazılı bildirimin kiracıya ulaştığı tarih, artış hükmü ve dava tarihi birlikte incelenmelidir.
Kiracı, yürürlükteki sözleşme ve geçerli artış hükümlerine göre kira ödemeyi sürdürmelidir. Tespit davasının açılması tek başına talep edilen yeni tutarı kesin borç hâline getirmez. Mahkeme bedeli dönem başından geçerli belirlerse ödenen tutarlarla yeni bedel arasındaki fark sonradan gündeme gelebilir. Ödeme açıklamalarının ve banka kayıtlarının korunması önemlidir.
Kira tespit kararı, koşulları bulunmadan tamamlanmış iki eski dönemin tamamını geriye dönük değiştirmez. Etki, kural olarak davanın ilgili olduğu yeni kira döneminin başlangıcına bağlanır. Önceki dönemlere ilişkin geçerli bir artış maddesinden doğan eksik ödeme veya başka bir kira alacağı varsa bu, kira tespitinden farklı bir alacak değerlendirmesi gerektirebilir.
Yazılı bildirimin yapılmaması davanın mutlaka reddedileceği anlamına gelmez; daha çok belirlenen bedelin hangi kira döneminden geçerli olacağını etkiler. Sözleşmede yeni dönemde artış hükmü varsa dava dönem sonuna kadar açıldığında bedel dönem başından uygulanabilir. Böyle bir hüküm de yoksa zamanında işlem yapılmaması başlangıç tarihini sonraki döneme kaydırabilir.
Kanun yazılı bildirim arar; her durumda yalnız noter ihtarnamesini zorunlu tutmaz. Bununla birlikte bildirimin içeriğinin ve kiracıya zamanında ulaştığının ispatlanması gerektiğinden noter, KEP veya koşullarına uygun başka ispatlanabilir yöntemler tercih edilebilir. Kullanılan yöntemin muhataba teslimi ve yeni dönemden en az 30 gün önce tamamlanması ayrıca kontrol edilmelidir.
Evet. Sözleşmedeki artış maddesi uygulanmasına rağmen taraflar yeni bedel konusunda uyuşmazlık yaşayabilir. İlk beş yıllık dönem ile beş yılı aşan dönemlerde mahkemenin kullanacağı ölçütler farklıdır. Artış hükmü, TBK 345 bakımından bedelin ilgili dönem başından uygulanmasına da etki edebilir; ancak TBK 344’teki emredici sınırları ortadan kaldırmaz.
İlk beş yıllık dönemde yalnız serbest piyasa rayici esas alınarak sınırsız bir artış yapılamaz. Bu dönemde TBK 344’teki TÜFE sınırı ve diğer koşullar belirleyicidir. Beş yıldan uzun veya beş yıldan sonra yenilenen sözleşmelerde ise emsal kira bedelleri, kiralananın durumu, TÜFE değişimi ve hakkaniyet birlikte değerlendirilerek yeni bedel belirlenir.
Evet. 1 Eylül 2023 tarihinden itibaren kira ilişkisinden kaynaklanan tespit uyuşmazlıklarında dava açmadan önce arabulucuya başvuru dava şartıdır. Anlaşma sağlanamazsa düzenlenen son tutanak dava dilekçesine eklenir. Arabuluculuk süreci yürütülürken TBK 345’teki yazılı bildirim ve yeni kira dönemi takvimi ayrıca gözetilmelidir.
İnternet ilanları piyasa hakkında yardımcı veri sağlayabilir; ancak ilan edilen bedelin gerçekten kararlaştırılmış kira olduğunu tek başına göstermez. Sağlıklı emsal incelemesinde taşınmazın konumu, büyüklüğü, yaşı, kullanım niteliği, bakım durumu ve sözleşme tarihi karşılaştırılır. Mahkeme keşif yapabilir, bilirkişi raporu alabilir ve gerçekleşmiş emsal kira sözleşmelerini değerlendirebilir.
Kira tespit kararı bedeli belirler; biriken farkın tahsili ise hükmün kapsamı, kararın kesinleşme durumu, ödeme tarihleri ve ileri sürülen alacak talebiyle birlikte değerlendirilir. Bu nedenle yalnız kararın açıklanmasına dayanarak doğrudan takip veya tahliye sonucu çıkarılmamalıdır. Kesinleşme şerhi, aylık fark hesabı, faiz ve mahsup kayıtları incelendikten sonra uygun tahsil yolu belirlenmelidir.