İflas eden şirketten alacak nasıl tahsil edilir? sorusu, alacağını tahsil edemeyen tedarikçiler, çalışanlar, hizmet veren işletmeler, kira alacaklıları, banka ve finans kuruluşları ile ticari ilişkide bulunan kişiler tarafından sıkça araştırılır. Bir şirketin iflas etmesi, alacaklıların artık hiçbir hakka sahip olmadığı anlamına gelmez. Ancak iflasla birlikte alacağın tahsil yöntemi değişir ve bireysel icra takibi yerine toplu tasfiye süreci devreye girer.
İflas, borçlunun haczedilebilir malvarlığının alacaklılar arasında kanuni sıraya göre paylaştırıldığı bir tasfiye yoludur. Bu süreçte alacaklıların en önemli adımı, alacaklarını süresi içinde iflas masasına kaydettirmek, alacaklarını belgelemek, sıra cetvelini takip etmek ve gerektiğinde sıra cetveline itiraz etmektir. İflas tasfiyesinde alacaklıların tahsil kabiliyeti, şirketin malvarlığına, alacağın türüne, rehin veya imtiyaz durumuna ve sıra cetvelindeki yerine göre değişir.
İflas eden şirketten alacak tahsil etmek için alacaklı, iflas kararının ilanından sonra alacağını iflas masasına kaydettirmeli, fatura, sözleşme, senet, çek, cari hesap, mahkeme kararı veya icra dosyası gibi belgelerle alacağını ispatlamalıdır. İflas idaresi alacakları inceler, sıra cetveli düzenler ve şirket malvarlığı paraya çevrildikten sonra alacaklılara kanuni sıraya göre ödeme yapılır. Alacak reddedilirse veya sıra hatalıysa süresi içinde itiraz/şikayet yoluna başvurulmalıdır.
İflas eden şirketten alacak tahsili, iflas masasına alacak kaydı ile başlar. Alacaklı, iflas ilanını takip etmeli, alacağını belgelemeli, sıra cetvelinde kabul edilip edilmediğini kontrol etmeli ve gerekirse sıra cetveline itiraz etmelidir. Rehinli alacaklar, işçi alacakları ve bazı imtiyazlı alacaklar adi alacaklara göre öncelikli olabilir. Tahsil miktarı, iflas masasındaki malvarlığının yeterliliğine bağlıdır.
Önemli not: İflas eden şirketten tahsilat, normal icra takibinden farklıdır. Alacaklılar bireysel takip baskısıyla değil, iflas masası ve sıra cetveli üzerinden ödeme almaya çalışır.
İflas, borçlarını ödeyemeyen tacirin tüm haczedilebilir malvarlığının tasfiye edilerek alacaklılara kanuni sıraya göre paylaştırılmasıdır. İflasta amaç, yalnızca tek bir alacaklının değil, tüm alacaklıların borçlunun malvarlığından mümkün olduğunca eşit ve kanuni önceliklere uygun şekilde tatmin edilmesidir. Bu nedenle iflas, bireysel icra takibinden farklı olarak toplu tasfiye niteliği taşır.
İflas kararı verildiğinde borçlu şirketin malvarlığı üzerinde tasarruf yetkisi sınırlanır ve iflas masası oluşur. Alacaklılar, alacaklarını bu masaya bildirir. İflas idaresi veya iflas müdürlüğü, şirketin malvarlığını tespit eder, alacakları inceler, sıra cetveli hazırlar ve tasfiye sonucunda elde edilen parayı alacaklılar arasında dağıtır.
İflas, şirketin borçlarının otomatik olarak silinmesi anlamına gelmez. Şirketin malvarlığı tasfiye edilir ve alacaklılara kanuni sıraya göre ödeme yapılır.
Bir şirketin iflas ettiğini öğrenen alacaklı ilk olarak iflas kararını ve ilanları takip etmelidir. İflas ilanında alacaklılara alacaklarını bildirmeleri için süre verilir. Uygulamada alacaklıların iflasın ilanından itibaren belirli süre içinde alacak kaydı yaptırmaları gerekir. Süre kaçırılırsa alacak tamamen ortadan kalkmaz; ancak tasfiye sürecinde hak kaybı ve gecikme riski doğabilir.
Alacaklı, alacak kaydı başvurusu sırasında alacağını ispatlayan belgeleri sunmalıdır. Yalnızca “şirketten alacağım var” demek yeterli değildir. Fatura, cari hesap ekstresi, sözleşme, sevk irsaliyesi, çek, senet, banka dekontu, e-posta yazışması, mahkeme kararı, icra takibi veya mutabakat belgesi gibi evraklarla alacağın dayanağı gösterilmelidir.
| Aşama | Alacaklının Yapması Gereken | Önemi |
|---|---|---|
| İflas kararının öğrenilmesi | İlan ve dosya bilgileri kontrol edilir | Sürelerin kaçırılmaması gerekir |
| Alacak kaydı | İflas masasına alacak bildirimi yapılır | Tahsil sürecinin temel adımıdır |
| Belge sunumu | Fatura, sözleşme, çek, senet, cari hesap sunulur | Alacağın kabulünü güçlendirir |
| Sıra cetveli takibi | Alacağın kabul edilip edilmediği incelenir | Hatalara süresinde itiraz edilmelidir |
| Tasfiye ve ödeme | Masa mallarının satışı ve paylaştırma beklenir | Tahsil miktarı masa varlığına bağlıdır |
İflas masası, müflis şirketin iflas anındaki haczedilebilir malvarlığından oluşan topluluktur. Şirketin taşınırları, taşınmazları, banka hesapları, alacakları, stokları, makineleri, araçları, hakları ve ekonomik değeri olan varlıkları iflas masasının konusu olabilir. Alacaklıların tahsil imkanı, esas olarak bu masadaki varlıkların değerine bağlıdır.
İflas masası, alacaklıların bireysel olarak şirket malvarlığına müdahale etmesini engeller. Bunun yerine tüm alacaklılar masaya başvurur ve alacakları kanuni sıraya göre değerlendirilir. İflas hukukunda temel mantık, şirketin malvarlığının alacaklılar arasında düzenli ve adil biçimde paylaştırılmasıdır. İflas hukukunda tüm alacaklıların borçlunun malvarlığından tatmin edilmesi ilkesi benimsenmiştir.
İflas masası, iflas eden şirketin paraya çevrilecek malvarlığını ifade eder. Alacaklıların ödeme alabilmesi için alacaklarını bu masaya kaydettirmesi gerekir.
İflas masasına alacak kaydı, iflas eden şirketten alacağı olan kişinin alacağını iflas dosyasına resmi olarak bildirmesidir. Alacak kaydı yapılırken alacağın miktarı, dayanağı, vadesi, faiz talebi, teminat durumu ve varsa rehin veya imtiyaz niteliği açıkça belirtilmelidir. Başvuruya alacağı gösteren belgeler eklenmelidir.
Alacak kaydı yapılırken eksik veya hatalı bilgi verilmesi, alacağın reddedilmesine ya da sıra cetvelinde yanlış sıraya yazılmasına neden olabilir. Özellikle ticari alacaklarda cari hesap mutabakatı, fatura, irsaliye, sözleşme, e-posta yazışmaları ve ödeme kayıtları dosyaya eklenmelidir. Çek veya senede dayalı alacaklarda kambiyo evrakının aslı veya onaylı sureti önem taşır.
Pratik bilgi: Alacak kaydı başvurusunda yalnızca ana para değil; iflas tarihine kadar işlemiş faiz, masraf ve fer’i alacaklar da doğru şekilde hesaplanmalıdır.
İflas masasına alacak kaydı yapılırken alacağın türüne göre farklı belgeler kullanılabilir. Ticari alacaklarda fatura ve cari hesap kayıtları, işçi alacaklarında hizmet dökümü ve ücret bordroları, kira alacaklarında kira sözleşmesi ve ödeme kayıtları, banka alacaklarında kredi sözleşmesi, çek-senet alacaklarında kambiyo evrakı öne çıkar.
Alacaklı, alacağının varlığını ve miktarını ne kadar güçlü belgelerle ortaya koyarsa alacağın kabul edilme ihtimali o kadar artar. İflas idaresi, sunulan belgeleri inceler ve alacağın kabul edilip edilmeyeceğine sıra cetvelinde yer verir.
| Alacak Türü | Gerekli Belgeler | Dikkat Edilecek Nokta |
|---|---|---|
| Ticari mal/hizmet alacağı | Fatura, irsaliye, sözleşme, cari hesap | Teslim ve hizmetin ispatı önemlidir |
| Çek/senet alacağı | Çek, bono, protesto, icra dosyası | Asıl evrak ve vade bilgisi kontrol edilmelidir |
| İşçi alacağı | Bordro, hizmet dökümü, iş sözleşmesi, fesih belgesi | İmtiyaz sırası değerlendirilmelidir |
| Kira alacağı | Kira sözleşmesi, banka dekontu, ihtarname | Vade ve dönem açık yazılmalıdır |
| Banka/kredi alacağı | Kredi sözleşmesi, hesap kat ihtarı, teminat belgeleri | Rehin/ipotek durumu ayrıca belirtilmelidir |
| Mahkeme kararına dayalı alacak | İlam, kesinleşme şerhi, icra dosyası | Karar ve fer’iler hesaplanmalıdır |
İflas kararından sonra şirket aleyhine bireysel takip süreçleri büyük ölçüde iflas tasfiyesi kurallarına tabi hale gelir. Alacaklıların şirket malvarlığından bireysel haciz yoluyla tahsilat yapması yerine, alacaklarını iflas masasına yazdırmaları gerekir. Bu nedenle iflas, alacak tahsilinde takip stratejisini değiştiren önemli bir aşamadır.
İflastan önce başlamış icra takiplerinin durumu, takip türüne, alacağın niteliğine, rehinli olup olmadığına ve iflas dosyasındaki tasfiye aşamasına göre değerlendirilmelidir. Özellikle rehinli alacaklar bakımından farklı kurallar gündeme gelebilir. Alacaklının yalnızca eski icra dosyasını takip etmesi yeterli olmayabilir; iflas masasına kayıt süreci ayrıca yürütülmelidir.
Şirket iflas ettikten sonra alacaklıların mutlaka iflas dosyasını takip etmesi gerekir. Eski icra takibine güvenerek alacak kaydı yapılmaması hak kaybı yaratabilir.
Sıra cetveli, iflas masasına bildirilen alacakların kabul edilip edilmediğini, kabul edilen alacakların hangi sıraya yazıldığını ve ödeme önceliğini gösteren tablodur. İflas idaresi, alacak kayıtlarını inceler ve sıra cetvelini hazırlar. Bu cetvel, alacaklının tahsil ihtimalini doğrudan etkiler.
İflasta sıra cetveli, hacizdeki sıra cetvelinden farklı olarak masa malları paraya çevrilmeden önce hazırlanır. Hacizde sıra cetveli satıştan sonra yapılırken, iflasta sıra cetveli masa malları paraya çevrilmeden düzenlenir. Bu nedenle alacaklı, sıra cetvelinde alacağının doğru miktarla ve doğru sırada yer alıp almadığını dikkatle kontrol etmelidir.
Sıra cetveli, iflas masasına yazdırılan alacakların kabul durumunu ve ödeme sırasını gösterir. Alacaklı, alacağı reddedilmiş veya yanlış sıraya yazılmışsa süresinde itiraz etmelidir.
Alacaklı, sıra cetvelinde alacağının reddedildiğini, eksik kabul edildiğini veya yanlış sıraya yazıldığını düşünüyorsa süresi içinde hukuki yollara başvurmalıdır. Sıra cetveline karşı itiraz veya şikayet yolu, uyuşmazlığın niteliğine göre değişebilir. Alacağın esasına ilişkin uyuşmazlıklarda kayıt kabul davası; sıraya, usule veya kanuna aykırılığa ilişkin hallerde şikayet yolu gündeme gelebilir.
Sıra cetveline itiraz süreleri oldukça kısadır. Bu nedenle sıra cetveli ilanı veya tebliği takip edilmeli, alacak kabul edilmemişse derhal dava stratejisi belirlenmelidir. Haciz sıra cetvelinde tebliğden itibaren 7 gün içinde itiraz veya şikayet edilebileceği belirtilmektedir. İflas sıra cetvelindeki süre ve yol ise dosyanın niteliğine göre dikkatle değerlendirilmelidir.
Sıra cetveline karşı başvuru süreleri kısa olduğundan, cetvel ilanı veya tebliği bekletilmeden incelenmelidir. Süre kaçırılırsa alacağın kabulü veya sırası bakımından hak kaybı oluşabilir.
Rehinli alacaklar, iflas tasfiyesinde özel öneme sahiptir. İpotek, taşınır rehni, ticari işletme rehni veya benzeri teminatlarla güvence altına alınmış alacaklar, rehin konusu malın paraya çevrilmesinden elde edilen bedelden öncelikli olarak tahsil edilebilir. Bu nedenle rehinli alacaklıların durumu adi alacaklılara göre daha güçlü olabilir.
Ancak rehinli alacaklıların da alacaklarını doğru şekilde bildirmesi, rehin belgelerini sunması, rehin konusu malı ve alacak miktarını net göstermesi gerekir. Rehin bedeli alacağı tamamen karşılamazsa kalan kısım adi alacak olarak değerlendirilebilir. Rehinli alacaklar, müflise ait malın rehni ile temin edilmiş alacaklardır.
| Alacak Türü | Tahsil Durumu | Önemli Nokta |
|---|---|---|
| Rehinli alacak | Rehin konusu mal bedelinden öncelikli tahsil edilir | İpotek/rehin belgeleri sunulmalıdır |
| İşçi alacağı | Kanuni imtiyaz kapsamında değerlendirilebilir | Ücret, kıdem, ihbar ve dönem bilgisi önemlidir |
| Kamu alacağı | Özel kanunlara göre öncelik gündeme gelebilir | Vergi ve SGK alacakları ayrıca değerlendirilir |
| Adi ticari alacak | Rehinli ve imtiyazlı alacaklardan sonra ödeme alabilir | Tahsil oranı masa varlığına bağlıdır |
İşçi alacakları, iflas tasfiyesinde imtiyazlı alacaklar arasında değerlendirilebilir. İşçinin ücret, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ve benzeri alacakları, kanuni koşullar çerçevesinde öncelikli sırada yer alabilir. Ancak işçi alacaklarının da iflas masasına kaydettirilmesi ve belgelerle ispatlanması gerekir.
İşçi alacaklarında çalışma süresi, ücret miktarı, fesih tarihi, bordrolar, SGK kayıtları, iş sözleşmesi ve varsa iş mahkemesi kararı önemlidir. Şirketin iflas etmiş olması işçinin alacak hakkını ortadan kaldırmaz; ancak tahsilat, iflas masasındaki varlıkların yeterliliğine bağlı hale gelir.
İflas eden şirkette çalışan işçiler, alacaklarını belgeleriyle birlikte iflas masasına kaydettirmeli ve sıra cetvelindeki konumlarını takip etmelidir.
Adi alacaklılar, rehinli veya imtiyazlı alacaklılardan sonra ödeme alabilen alacaklılardır. Ticari fatura alacakları, hizmet bedelleri, cari hesap alacakları ve teminatsız para alacakları çoğu zaman adi alacak niteliğinde olabilir. Bu alacakların tahsil edilip edilemeyeceği, iflas masasındaki malvarlığının yeterliliğine bağlıdır.
Şirketin malvarlığı rehinli ve imtiyazlı alacakları karşılamaya yetmezse adi alacaklılar hiç ödeme alamayabilir veya çok düşük oranda ödeme alabilir. Bu nedenle iflas eden şirketle çalışırken teminat, çek, senet, ipotek, kefalet veya sözleşmesel güvence alınması ticari risk yönetimi açısından önemlidir.
Adi alacaklıların iflas eden şirketten tahsilat yapabilmesi, iflas masasındaki varlıkların rehinli ve imtiyazlı alacakları karşıladıktan sonra bakiye bırakmasına bağlıdır. Bu nedenle alacak kaydı yapılması önemli olsa da tahsil garantisi sağlamaz.
İflas tasfiyesi kısa sürede tamamlanan bir süreç değildir. Şirketin malvarlığının tespiti, alacak kayıtları, sıra cetvelinin hazırlanması, itirazların incelenmesi, malların satışı ve paraların paylaştırılması zaman alabilir. Şirketin malvarlığı çoksa, davalar varsa, alacaklı sayısı fazlaysa veya sıra cetveline itirazlar yapılmışsa süreç uzayabilir.
Basit tasfiye ile adi tasfiye arasında da süre bakımından fark vardır. Bazı iflas dosyaları aylar içinde önemli aşama kaydederken, bazı dosyalar yıllarca sürebilir. Bu nedenle alacaklıların iflas dosyasını düzenli takip etmesi, alacak kaydı ve sıra cetveli aşamalarını kaçırmaması gerekir.
İflas eden şirketten alacak tahsili birkaç ayda sonuçlanabileceği gibi, şirketin malvarlığı, alacaklı sayısı, satış işlemleri ve sıra cetveli itirazlarına göre yıllarca da sürebilir.
Şirketin iflas etmesi halinde alacaklıların doğrudan şirket ortaklarına başvurup başvuramayacağı şirket türüne göre değişir. Limited ve anonim şirketlerde kural olarak şirket borçlarından şirket tüzel kişiliği sorumludur. Ortaklar, sermaye taahhütleri ve kanunda öngörülen özel haller dışında şirket borçlarından şahsen sorumlu olmayabilir.
Ancak ortakların şahsi kefaleti, aval vermesi, şahsi teminat sunması, kamu borçlarından kanuni sorumluluk, sermaye borcu veya kötü niyetli işlemler gibi özel durumlar varsa ortaklara veya yöneticilere başvuru yolları gündeme gelebilir. Bu nedenle alacaklı, yalnızca şirketin iflasına değil, sözleşmelerde teminat, kefalet ve şahsi sorumluluk olup olmadığına da bakmalıdır.
İflas eden limited veya anonim şirketin borcu, kural olarak doğrudan ortakların şahsi borcu sayılmaz. Ortak veya yöneticilere başvuru için kefalet, teminat, kanuni sorumluluk veya özel hukuki sebep bulunmalıdır.
İflas eden şirketin iflastan önce malvarlığını devrettiği, alacaklılardan mal kaçırdığı, yakınlara satış yaptığı veya şirket varlıklarını düşük bedelle elden çıkardığı düşünülüyorsa tasarrufun iptali davaları ve iflas tasfiyesine özgü bazı hukuki yollar gündeme gelebilir. Amaç, alacaklılara zarar veren işlemlerin etkisiz hale getirilmesi ve malvarlığının iflas masasına kazandırılmasıdır.
Bu tür iddialar ciddi delil gerektirir. Devir tarihleri, satış bedelleri, taraflar arasındaki yakınlık, şirketin borca batık durumu, ödeme güçlüğü, muvazaalı işlemler ve ticari defterler incelenmelidir. Alacaklıların iflas idaresiyle iletişim kurması ve gerekli başvuruları süresinde yapması önemlidir.
İflas öncesi şüpheli mal devirleri varsa, yalnızca alacak kaydı yapmakla yetinilmemeli; tasarrufun iptali ve masa yararına takip imkanları ayrıca değerlendirilmelidir.
İflas dosyalarında en sık yapılan hata, alacak kaydı sürecinin kaçırılması veya eksik belgeyle başvuru yapılmasıdır. Alacaklı, faturasını kesmiş olsa bile alacağını iflas masasına doğru şekilde kaydettirmezse ödeme sürecinde sorun yaşayabilir. Bir diğer hata, sıra cetvelini takip etmemektir. Alacak reddedilmiş, eksik yazılmış veya yanlış sıraya alınmış olabilir.
İflas eden şirketten tahsilat beklerken yalnızca eski icra dosyasına güvenmek, rehin veya teminat haklarını bildirmemek, işçi alacaklarını yanlış sırada yazdırmak, ortak veya kefil sorumluluğunu araştırmamak ve sıra cetveli itiraz süresini kaçırmak da önemli hak kayıplarına neden olabilir.
| Hata | Sonuç | Doğru Yaklaşım |
|---|---|---|
| Alacak kaydı yapmamak | Ödeme sürecinin dışında kalınabilir | İflas masasına süresinde başvuru yapılmalıdır |
| Eksik belge sunmak | Alacak reddedilebilir veya eksik kabul edilebilir | Fatura, sözleşme, dekont, çek/senet eklenmelidir |
| Sıra cetvelini takip etmemek | İtiraz süresi kaçabilir | Cetvel ilanı ve tebliği kontrol edilmelidir |
| Rehin/teminatı bildirmemek | Öncelik hakkı kaybedilebilir | İpotek, rehin, kefalet belgeleri sunulmalıdır |
| Ortak/kefil sorumluluğunu araştırmamak | Ek tahsil yolları kaçırılabilir | Kefalet, aval, teminat ve yönetici sorumluluğu incelenmelidir |
İflas eden şirketten alacak tahsilinde doğru yol haritası izlenmelidir. Önce iflas dosyası ve ilanlar kontrol edilmeli, ardından alacak kaydı yapılmalı, alacağı ispatlayan belgeler sunulmalı, sıra cetveli takip edilmeli ve alacak kabul edilmezse süresinde hukuki yollara başvurulmalıdır. Rehin, ipotek, kefalet veya şahsi teminat varsa ayrıca değerlendirilmelidir.
Alacaklı, iflas tasfiyesinde pasif kalırsa ödeme alma ihtimali azalabilir. Özellikle ticari alacaklarda cari hesap mutabakatları, çek/senet bilgileri, icra dosyaları ve sözleşmelerin düzenli sunulması önemlidir. İflas masası süreci teknik olduğu için her aşamada süreler dikkatle takip edilmelidir.
İflas eden şirketten alacak nasıl tahsil edilir? sorusunda en önemli noktalar; iflas masasına alacak kaydı, belgelerin eksiksiz sunulması, sıra cetvelinin takip edilmesi, rehinli veya imtiyazlı alacak durumunun belirlenmesi ve gerektiğinde sıra cetveline itiraz edilmesidir. İflas, icra takibi, ticari alacak ve sıra cetveli süreçlerinde İzmir icra iflas avukatı desteğiyle hareket edilmesi hak kaybı riskini azaltır.
İflas eden şirketten alacak tahsili, normal icra takibinden farklı ve daha teknik bir süreçtir. Şirketin iflas etmesi alacağın sona erdiği anlamına gelmez; ancak tahsilat artık iflas masası, sıra cetveli ve tasfiye süreci üzerinden yürür. Alacaklının masaya kaydolması, alacağını belgeleriyle ispatlaması ve sıra cetvelindeki durumunu takip etmesi gerekir.
Tahsilatın mümkün olup olmadığı, şirketin malvarlığına ve alacağın sırasına bağlıdır. Rehinli ve imtiyazlı alacaklılar daha avantajlı olabilirken, adi alacaklıların ödeme alma ihtimali iflas masasındaki bakiye varlığa göre değişir. Bu nedenle iflas eden şirketten alacak tahsilinde hızlı hareket etmek, süreleri kaçırmamak ve belgeleri eksiksiz sunmak kritik öneme sahiptir.
İflas eden şirketten alacak tahsil etmek için alacak iflas masasına kaydettirilmeli, belgeler sunulmalı, sıra cetveli takip edilmeli ve alacak reddedilirse süresinde itiraz edilmelidir. Ödeme, şirketin malvarlığı satıldıktan sonra rehinli, imtiyazlı ve adi alacak sırasına göre yapılır.
Alacaklı, alacağını iflas masasına kaydettirmeli, belgelerini sunmalı, sıra cetvelini takip etmeli ve masa malları satıldıktan sonra kanuni sıraya göre ödeme almayı beklemelidir.
Alacak kaydı yapılmazsa alacaklı ödeme sürecinde hak kaybı yaşayabilir. Bu nedenle iflas ilanı takip edilmeli ve alacak süresinde bildirilmelidir.
Her zaman tamamı tahsil edilemez. Tahsil miktarı şirketin iflas masasındaki malvarlığına, alacağın rehinli veya imtiyazlı olup olmadığına ve sıra cetvelindeki yerine bağlıdır.
Sıra cetveli, iflas masasına bildirilen alacakların kabul durumunu ve ödeme sırasını gösteren listedir. Alacaklılar bu cetveli dikkatle takip etmelidir.
Alacak reddedilmiş veya eksik kabul edilmişse süresi içinde kayıt kabul davası, itiraz veya şikayet yolları değerlendirilmelidir.
Limited ve anonim şirketlerde kural olarak şirket borçlarından şirket sorumludur. Ancak kefalet, aval, teminat, kamu borcu veya özel sorumluluk halleri varsa ortak ya da yöneticilere başvuru gündeme gelebilir.
İşçi alacakları kanuni şartlar içinde imtiyazlı alacak olarak değerlendirilebilir. Ancak işçinin de alacağını iflas masasına kaydettirmesi gerekir.
İflasla birlikte bireysel takipler iflas tasfiyesi kurallarından etkilenir. Alacaklının iflas masasına alacak kaydı yaptırması gerekir.