Edinilmiş mallara katılma rejimi, eşlerin evlilik süresince emekleri ve gelirleriyle elde ettikleri malvarlığı değerlerinin evlilik sona erdiğinde belirli kurallara göre tasfiye edilmesini sağlayan yasal mal rejimidir. Türk Medeni Kanunu’na göre eşler başka bir mal rejimi seçmemişse, evlenme tarihinden itibaren kural olarak edinilmiş mallara katılma rejimine tabi olur.
Bu sistem, evlilik sırasında alınan her malın tapusunun veya ruhsatının otomatik olarak eşlerin yarı yarıya üzerine geçirilmesi anlamına gelmez. Mal kimin adına kayıtlıysa mülkiyet evlilik devam ederken o eşte kalır. Mal rejimi sona erdiğinde ise her eşin edinilmiş malları, kişisel malları, borçları, karşılıksız devirleri ve diğer eşin katkıları incelenerek katılma alacağı hesaplanır.
Örneğin evlilik içinde eşlerden birinin maaşıyla satın alınan ve yalnızca onun adına tapuya kaydedilen konut, kural olarak edinilmiş mal niteliğindedir. Diğer eş doğrudan tapunun yarısını istemek yerine, mal rejimi tasfiyesi sonucunda ortaya çıkan artık değerin yarısı üzerinden alacak talep edebilir.
Edinilmiş mallara katılma rejimi, eşlerin evlilik süresince karşılığını vererek elde ettikleri malvarlığı değerlerinin boşanma, ölüm veya başka bir mal rejimine geçilmesi halinde tasfiye edilmesini sağlayan yasal sistemdir. Her eş, diğer eşin edinilmiş mallarından borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin yarısı üzerinde katılma alacağına sahip olur.
Edinilmiş mallara katılma rejiminde evlilik sırasında maaş, çalışma geliri, sosyal güvenlik ödemesi ve kişisel malların gelirleriyle edinilen değerler kural olarak paylaşım hesabına girer. Evlilikten önceki mallar, miras, bağış ve kişisel kullanıma özgü eşyalar kişisel maldır. Paylaşım tapu devri şeklinde değil, çoğunlukla para alacağı olarak gerçekleştirilir.
Türk Medeni Kanunu’nun 202. maddesine göre eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulanması asıldır. Eşler mal rejimi sözleşmesiyle mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı veya mal ortaklığı rejimlerinden birini seçebilir.
1 Ocak 2002 tarihinden sonra yapılan evliliklerde eşler başka bir mal rejimi seçmemişse edinilmiş mallara katılma rejimi evlenme tarihinde başlar. Evlilikten önce edinilen mallar ise kural olarak kişisel mal kabul edilir.
1 Ocak 2002 tarihinden önce evlenen eşlerde özel bir geçiş sistemi vardır. Eşler başka bir rejim seçmemişse evlilik tarihinden 31 Aralık 2001’e kadar eski yasal sistem olan mal ayrılığı rejimi, 1 Ocak 2002’den itibaren ise edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır.
Bu nedenle uzun süreli evliliklerde bir taşınmazın yalnızca evlilik içinde alınmış olması yeterli değildir. Malın 2002’den önce mi sonra mı edinildiği, satın alma bedelinin hangi dönemde ödendiği ve ödemenin kaynağı birlikte incelenmelidir.
Bir evlilik 1995 yılında başlamış olsa bile 2005 yılında maaş geliriyle alınan bir taşınmaz, başka bir mal rejimi seçilmemişse edinilmiş mallara katılma rejimi kapsamında değerlendirilebilir.
Mal rejimi; eşlerden birinin ölümü, başka bir mal rejiminin kabulü veya mahkeme kararıyla sona erebilir. Boşanma veya evliliğin iptali halinde ise mal rejimi, dava sonunda kararın kesinleşmesi şartıyla davanın açıldığı tarihten itibaren sona ermiş kabul edilir.
Bu tarih son derece önemlidir. Boşanma davası açıldıktan sonra eşlerden birinin maaşıyla aldığı yeni bir araç veya taşınmaz, kural olarak sona ermiş mal rejiminin edinilmiş mal hesabına dahil edilmez. Buna karşılık boşanma davasından önce edinilmiş bir malın dava açıldıktan sonra satılması, o malın tasfiye hesabından otomatik olarak çıkmasını sağlamaz.
Mal rejiminin sona erme tarihi ile boşanma kararının kesinleşme tarihi aynı değildir. Boşanma kararı kesinleştiğinde rejim, boşanma davasının açıldığı tarihten itibaren sona ermiş sayılır.
Edinilmiş mal, bir eşin mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değeridir. Malın hangi eş adına kayıtlı olduğu tek başına belirleyici değildir. Önemli olan malın hangi tarihte ve hangi kaynakla edinildiğidir.
Türk Medeni Kanunu’nda çalışma karşılığı elde edilen gelirler, sosyal güvenlik ve sosyal yardım kurumlarının yaptığı ödemeler, çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar, kişisel malların gelirleri ve edinilmiş malların yerine geçen değerler başlıca edinilmiş mal örnekleri olarak düzenlenmiştir.
| Malvarlığı Değeri | Genel Niteliği | Açıklama |
|---|---|---|
| Maaş ve ücret geliri | Edinilmiş mal | Evlilik süresindeki çalışma karşılığı elde edilir |
| Evlilikte maaşla alınan ev | Edinilmiş mal | Tapu yalnızca bir eş adına olsa da hesaba girebilir |
| Evlilikte alınan araç | Edinilmiş mal | Satın alma kaynağı ve tarih önemlidir |
| Emekli ikramiyesi | Oransal değerlendirme yapılabilir | Mal rejimi içindeki çalışma dönemine karşılık gelen bölüm incelenir |
| Kişisel malın kira geliri | Kural olarak edinilmiş mal | Evlilik öncesi ev kişisel mal olsa da kira geliri farklı değerlendirilir |
| Edinilmiş malın satış bedeli | Edinilmiş mal yerine geçen değer | Mal satılmış olsa da elde edilen karşılık takip edilir |
Kişisel mallar, tasfiye sırasında kural olarak artık değer hesabına dahil edilmeyen malvarlığı değerleridir. Bir eşin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşyalar, evlilikten önce sahip olduğu mallar, miras veya karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği değerler, manevi tazminat alacakları ve kişisel malların yerine geçen değerler bu kapsamdadır.
Örneğin evlenmeden önce alınan bir ev kişisel maldır. Evlilik sırasında anne veya babadan miras kalan arsa da kişisel mal kabul edilir. Ancak bu evden elde edilen kira geliri veya miras kalan paranın faiz geliri kural olarak edinilmiş mal sayılabilir.
| Kişisel Mal Örneği | Mal Paylaşımındaki Durumu |
|---|---|
| Evlilikten önce alınan taşınmaz | Kural olarak paylaşım hesabına girmez |
| Miras kalan ev veya arsa | Kişisel maldır |
| Bağışlanan para veya araç | Bağış ispatlanırsa kişisel maldır |
| Manevi tazminat | Kişisel maldır |
| Kişisel kullanım eşyaları | Kişisel maldır |
| Kişisel malın satışından alınan yeni mal | Kaynak bağlantısı ispatlanırsa kişisel mal olabilir |
Evlilik sırasında alınan her malın doğrudan yarısı diğer eşe verilmez. Öncelikle malın edinilmiş mal mı yoksa kişisel mal mı olduğu belirlenir. Ardından mala ilişkin kredi, borç, kişisel mal katkısı, değer artış payı ve eklenecek değerler hesaplanır.
Hesaplama sonunda ortaya çıkan artık değerin yarısı diğer eşin katılma alacağıdır. Bu nedenle kredi borcu devam eden bir evin brüt piyasa değerinin doğrudan yarısı talep edilemez. Malın tasfiye değeri belirlenirken mala ilişkin borçlar hesaptan düşülür.
Boşanmada evlilik içinde alınan mallar doğrudan yarı yarıya bölünmez. Edinilmiş malların toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarılır; kalan artık değerin yarısı diğer eşin katılma alacağını oluşturur.
Tapu veya ruhsat kaydı mülkiyetin kime ait olduğunu gösterir; ancak mal rejimi tasfiyesinde tek başına paylaşım sonucunu belirlemez. Evlilik süresince maaşla alınan ve yalnızca eşlerden biri adına kaydedilen taşınmaz, kural olarak o eşin edinilmiş malıdır ve tasfiye hesabına dahil edilir.
Diğer eş taşınmazın tapusunun yarısının doğrudan kendi adına geçirilmesini kural olarak isteyemez. Talep, taşınmazın tasfiye değeri üzerinden hesaplanan para alacağına yöneliktir. Tarafların anlaşması veya kanunda öngörülen ayni ödeme koşulları bulunursa farklı bir çözüm mümkün olabilir.
Pratik bilgi: “Ev benim üzerime kayıtlı, eşim hak talep edemez” düşüncesi doğru değildir. Edinme tarihi ve finansman kaynağı tapu kaydından daha belirleyici olabilir.
Evet. Katılma alacağı için eşin çalışmış olması veya malın alınmasına doğrudan para vermesi gerekmez. Edinilmiş mallara katılma rejimi, evlilik birliğindeki ekonomik ve sosyal iş bölümünü dikkate alır.
Ev işleriyle ilgilenen, çocuk bakımını üstlenen veya gelir elde etmeyen eş de diğer eşin edinilmiş mallarının artık değerinin yarısı üzerinde hak sahibi olabilir. Çünkü katılma alacağı doğrudan yapılan parasal katkıdan değil, kanundan doğar.
Çalışmayan eşin katılma alacağı talep edebilmesi için evin veya aracın taksitlerine para verdiğini ispatlaması gerekmez. Malın edinilmiş mal olması yeterlidir. Doğrudan katkı ispatı, katılma alacağından farklı olan değer artış payı veya katkı payı taleplerinde önem kazanabilir.
Artık değer, bir eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktardır. Eklenecek değerler ve denkleştirme alacakları da hesaplamaya dahil edilir. Her eş, diğer eşin artık değerinin yarısı üzerinde alacak hakkına sahiptir.
Basit bir örnekte, eşlerden biri adına kayıtlı edinilmiş mal niteliğindeki evin tasfiye tarihindeki değeri 6.000.000 TL ve eve ilişkin kalan kredi borcu 2.000.000 TL ise, diğer unsurlar bulunmadığı varsayımında artık değer 4.000.000 TL olur. Diğer eşin brüt katılma alacağı 2.000.000 TL olarak hesaplanabilir.
| Hesap Kalemi | Örnek Tutar |
|---|---|
| Edinilmiş malın rayiç değeri | 6.000.000 TL |
| Mala ilişkin kalan borç | -2.000.000 TL |
| Artık değer | 4.000.000 TL |
| Diğer eşin katılma alacağı | 2.000.000 TL |
Bu örnek yalnızca temel sistemi açıklamaktadır. Gerçek dosyalarda kişisel mal katkısı, kredi ödeme tarihleri, eklenecek değerler, denkleştirme ve eşlerin karşılıklı alacakları hesabı değiştirebilir.
Bir eş, diğer eşe ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına karşılıksız olarak katkıda bulunmuşsa ve bu malda değer artışı meydana gelmişse değer artış payı alacağı talep edebilir.
Örneğin eşlerden biri, diğer eşin evlilikten önce aldığı kişisel mal niteliğindeki evin kredi borcunu kendi birikimiyle ödemiş veya kapsamlı tadilat masraflarını karşılamış olabilir. Ev kişisel mal olarak kalmaya devam etse de katkıda bulunan eş, katkısı oranında değer artış payı isteyebilir.
Değer artış payı ile katılma alacağı aynı şey değildir. Katılma alacağı kanundan doğar ve doğrudan katkı aranmaz. Değer artış payında ise belirli bir mala yapılan katkının ve bu katkının kaynağının ispatlanması gerekir.
Evlilikten önce satın alınan ev, kural olarak satın alan eşin kişisel malıdır. Ancak kredi taksitlerinin bir kısmı evlilik sırasında maaş veya diğer edinilmiş mal gelirleriyle ödenmişse, tasfiye sırasında bu ödemeler tamamen yok sayılmaz.
Evlilik öncesi ödemeler kişisel mal, mal rejimi süresindeki çalışma gelirleriyle yapılan ödemeler ise edinilmiş mal kaynaklı kabul edilerek oranlama yapılabilir. Taşınmazın değer artışı da ödeme oranlarına göre hesaba yansıtılabilir.
Bir taşınmazın tapuda evlilikten önce edinilmiş görünmesi, evlilik döneminde ödenen kredi taksitlerinin hiçbir hak doğurmayacağı anlamına gelmez.
Miras yoluyla elde edilen para kişisel maldır. Bu parayla doğrudan bir taşınmaz alınmış ve para kaynağı banka kayıtları, veraset belgeleri veya satış işlemleriyle ispatlanmışsa taşınmaz da kişisel malın yerine geçen değer olarak kişisel mal kabul edilebilir.
Ancak taşınmazın bedelinin bir kısmı miras parasıyla, kalan kısmı evlilik içindeki maaş gelirleri veya krediyle ödenmişse karma bir finansman ortaya çıkar. Bu durumda kişisel mal ve edinilmiş mal oranları ayrı ayrı hesaplanır.
Miras, bağış veya evlilik öncesi birikim iddiasında banka dekontları, veraset ilamı, satış sözleşmeleri ve ödeme hareketleri büyük önem taşır.
Türk Medeni Kanunu’nda kişisel malların gelirleri kural olarak edinilmiş mal kabul edilir. Evlilikten önce alınan bir ev kişisel mal olsa da evlilik sırasında elde edilen kira gelirleri edinilmiş mal hesabına girebilir.
Benzer şekilde miras kalan paranın kendisi kişisel mal iken bu paradan elde edilen faiz veya yatırım geliri kural olarak edinilmiş mal niteliği taşıyabilir. Eşler mal rejimi sözleşmesiyle kişisel malların gelirlerinin edinilmiş mallara dahil olmayacağını kararlaştırabilir.
Evlilik sırasında bedel ödenerek edinilen şirket hisseleri kural olarak edinilmiş mal olabilir. Evlilikten önce sahip olunan şirket hisseleri kişisel maldır; ancak bu hisselerden elde edilen dağıtılmış kâr payları veya bazı ticari gelirler edinilmiş mal olarak değerlendirilebilir.
Şirketin tamamının piyasa değerinin yarısı doğrudan diğer eşe verilmez. Hissenin edinilme tarihi, sermaye artışları, kişisel mal kaynakları, dağıtılan kârlar ve şirketin mal rejiminin sona erdiği tarihteki durumu uzman bilirkişilerce incelenir.
Şirket hisselerinde önemli olan yalnızca şirketin kuruluş tarihi değildir. Hissenin ne zaman edinildiği, sermayenin hangi kaynaktan karşılandığı, evlilik dönemindeki değer artışının niteliği ve dağıtılan kazançlar ayrı ayrı değerlendirilir.
Eşlerden birinin diğer eşin katılma alacağını azaltmak amacıyla mallarını üçüncü kişilere devretmesi veya mal rejiminin sona ermesinden önce karşılıksız kazandırmada bulunması tasfiye hesabını etkileyebilir.
Türk Medeni Kanunu’nun 229. maddesindeki şartlar oluştuğunda bazı devirler eklenecek değer kabul edilir. Mal artık eşin üzerinde bulunmasa bile tasfiye hesabında malvarlığında mevcutmuş gibi dikkate alınabilir.
Üçüncü kişiye karşı talepte bulunulabilmesi için ayrıca kanuni koşulların gerçekleşmesi gerekir. Devir tarihi, bedelin gerçekten ödenip ödenmediği, taraflar arasındaki yakınlık, malın gerçek değeri ve işlemin amacı incelenir.
Boşanma davasından hemen önce yapılan her satış kendiliğinden geçersiz değildir. Ancak bedelsiz, gerçeğe aykırı veya katılma alacağını azaltma amaçlı işlemler tasfiye hesabına eklenebilir.
Belirli bir malın kendisine ait olduğunu ileri süren eş, bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür. Bir malın eşlerden hangisine ait olduğu ispatlanamazsa mal onların paylı mülkiyetinde kabul edilebilir.
Ayrıca bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal sayılır. Malın miras, bağış, evlilik öncesi birikim veya kişisel malın satış bedeliyle alındığını ileri süren taraf bu iddiasını belgelemelidir.
| İddia | Önemli Deliller |
|---|---|
| Mal evlilikten önce alındı | Tapu, ruhsat, satış ve ödeme tarihi |
| Mal miras parasıyla alındı | Veraset belgesi ve banka kayıtları |
| Mal bağışlandı | Bağış belgesi, dekont ve tanık |
| Kredi taksitlerini ben ödedim | Banka hareketleri ve gelir kayıtları |
| Mal üçüncü kişiye kaçırıldı | Tapu kayıtları, satış bedeli ve banka hareketleri |
| Şirkete kişisel maldan sermaye konuldu | Şirket defterleri ve ödeme belgeleri |
Mal rejiminin tasfiyesi davası boşanma davasıyla birlikte veya ayrı bir dava olarak açılabilir. Ancak katılma alacağı hakkında karar verilebilmesi için boşanma kararının kesinleşmesi gerekir. Boşanma davası devam ederken açılan mal rejimi davası, boşanma dosyasının sonucunu bekletebilir.
Dava açılmadan önce tarafların malvarlığı araştırılmalı; tapu, araç, banka, şirket, kredi ve SGK kayıtları belirlenmelidir. Bazı malvarlığı değerlerinin üçüncü kişilere devredilme riski bulunuyorsa ihtiyati tedbir talebi ayrıca değerlendirilebilir.
Edinilmiş mallara katılma rejimi kapsamında ev, araç, banka hesabı, şirket hissesi, kredi borcu, kişisel mal katkısı ve mal kaçırma iddiaları birlikte incelenmelidir. Boşanma ve mal rejiminin tasfiyesi sürecinde İzmir boşanma avukatı desteğiyle hareket edilmesi, eksik malvarlığı araştırması ve hatalı alacak hesabından doğabilecek hak kayıplarını azaltır.
Edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklanan katılma alacağı ve değer artış payı davalarında görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde dava, aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesinde görülür.
Yetkili mahkeme mal rejiminin ölümle sona ermesi halinde ölen eşin son yerleşim yeri mahkemesidir. Boşanmaya, evliliğin iptaline veya hâkim tarafından mal ayrılığına karar verilmesi halinde bu davalarda yetkili mahkeme; diğer durumlarda ise davalı eşin yerleşim yeri mahkemesi yetkili olabilir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun benimsediği uygulamada edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklanan katılma ve değer artış payı alacaklarında genel olarak 10 yıllık zamanaşımı kabul edilmektedir. Sürenin başlangıcı, boşanma halinde boşanma kararının kesinleşmesiyle ilişkilendirilir.
Bununla birlikte zamanaşımının başlangıcı; ölüm, yabancı mahkeme kararının tanınması, farklı mal rejimine geçiş veya özel bir tasfiye sebebi bulunması halinde değişebilir. Bu nedenle dava açma süresi somut dosyaya göre hesaplanmalıdır.
Süre uyarısı: On yıllık sürenin bulunması, davanın son yıllara bırakılmasını güvenli hale getirmez. Banka hareketleri, şirket kayıtları ve mal devirlerine ilişkin deliller zaman içinde kaybolabilir veya erişimi zorlaşabilir.
Tasfiyeye dahil edilecek mallar, mal rejiminin sona erdiği tarihteki durumlarına göre değerlendirilir. Ancak hesaplamada kural olarak tasfiye tarihindeki güncel sürüm, diğer ifadeyle rayiç değer esas alınır. Yargıtay uygulamasında tasfiye tarihi çoğunlukla mahkemenin karar tarihi olarak kabul edilir.
Örneğin boşanma davasının açıldığı tarihte mevcut olan bir konut, o tarihteki fiziksel durumu esas alınarak ancak karar tarihine en yakın piyasa değeri üzerinden hesaplanabilir. Mal dava sırasında satılmışsa satışın gerçek olup olmadığı ve satış bedelinin rayiç değeri yansıtıp yansıtmadığı incelenir.
Malın tasfiyeye girip girmediği boşanma davasının açıldığı tarihteki duruma göre; parasal değeri ise kural olarak mahkeme kararına en yakın güncel rayiç değer üzerinden belirlenir.
Boşanma zina veya hayata kast sebebine dayanıyorsa hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya tamamen kaldırılmasına karar verebilir.
Bu istisna her kusurlu boşanmada uygulanmaz. Hakaret, ilgisizlik, ekonomik şiddet veya evlilik birliğinin temelinden sarsılması gibi diğer boşanma sebepleri tek başına katılma alacağının kaldırılması sonucunu doğurmaz.
Önemli ayrım: Boşanmada kusur, genel olarak mal paylaşımını belirlemez. Katılma alacağının azaltılması veya kaldırılması yalnızca kanunda özel olarak belirtilen zina veya hayata kast durumlarında gündeme gelebilir.
| Yaygın Hata | Doğru Hukuki Değerlendirme |
|---|---|
| Tapu kimin üzerindeyse mal tamamen onundur | Edinme tarihi ve finansman kaynağı incelenir |
| Çalışmayan eş mal paylaşımından hak alamaz | Katılma alacağı için doğrudan parasal katkı aranmaz |
| Evlilikte alınan her mal doğrudan yarıya bölünür | Borçlar, kişisel mallar ve denkleştirme hesaplanır |
| Miras kalan malın kira geliri de kişisel maldır | Kişisel malın geliri kural olarak edinilmiş maldır |
| Boşanma sonrası yapılan satış malı paylaşım dışına çıkarır | Mal, boşanma davası tarihinde mevcutsa hesaba girebilir |
| Kusurlu eş hiçbir mal paylaşımı hakkı alamaz | Kusur genel olarak katılma alacağını ortadan kaldırmaz |
| Diğer eş doğrudan tapunun yarısını alır | Hak kural olarak para alacağı niteliğindedir |
Edinilmiş mallara katılma rejimi, eşlerin bütün mallarını otomatik olarak ortaklaştıran bir sistem değildir. Her eş evlilik süresince kendi malvarlığını yönetir. Paylaşım, rejim sona erdiğinde edinilmiş ve kişisel malların ayrılması ve artık değerin hesaplanması yoluyla gerçekleştirilir.
Sağlıklı bir tasfiye için malların edinme tarihleri, ödeme kaynakları, kredi borçları, kişisel mal katkıları, üçüncü kişilere yapılan devirler ve güncel piyasa değerleri birlikte değerlendirilmelidir. Özellikle karma finansmanla alınan taşınmazlar, şirket hisseleri, evlilik öncesi başlayan krediler ve mal kaçırma iddiaları uzmanlık gerektiren hesaplamalara yol açabilir.
Edinilmiş mallara katılma rejiminde maaş ve çalışma gelirleriyle evlilik sırasında edinilen mallar kural olarak paylaşım hesabına girer. Evlilik öncesi mallar, miras ve bağışlar kişisel maldır. Her eş, diğer eşin edinilmiş mallarından borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin yarısı üzerinde katılma alacağına sahip olur.
Eşlerin evlilik süresince emek ve gelirleriyle edindikleri malvarlığı değerlerinin, mal rejimi sona erdiğinde artık değer üzerinden tasfiye edilmesini sağlayan yasal mal rejimidir.
Ev doğrudan ikiye bölünmez. Evin güncel değerinden mala ilişkin borçlar ve kişisel mal katkıları çıkarılır; kalan artık değer üzerinden katılma alacağı hesaplanır.
Ev, mal rejimi devam ederken edinilmiş mal kaynaklarıyla alınmışsa tapunun yalnızca bir eş adına olması diğer eşin katılma alacağını ortadan kaldırmaz.
Evet. Katılma alacağı için çalışmış veya malın alınmasına doğrudan para vermiş olma şartı yoktur.
Miras kalan ev kişisel maldır ve kural olarak paylaşılmaz. Ancak evden elde edilen kira geliri edinilmiş mal olarak değerlendirilebilir.
Ev kişisel mal olarak kalabilir; ancak evlilik döneminde edinilmiş mal gelirleriyle ödenen kredi bölümü nedeniyle katılma veya değer artış payı hesabı gündeme gelebilir.
Yargıtay uygulamasında genel olarak 10 yıllık zamanaşımı kabul edilmektedir. Sürenin başlangıcı mal rejiminin sona erme biçimine göre belirlenir.
Kusur genel olarak katılma alacağını ortadan kaldırmaz. Zina veya hayata kast nedeniyle boşanmada hâkim kusurlu eşin payını azaltabilir veya kaldırabilir.