İcra takibinde borçlunun adına kayıtlı ev veya araç bulunmaması, alacağın kendiliğinden silindiği ya da takip dosyasının sonuçsuz biçimde kapanacağı anlamına gelmez. Banka hesapları, maaş, kira geliri, üçüncü kişilerdeki alacaklar, şirket payları, miras payı ve sonradan edinilecek malvarlığı değerleri araştırılabilir. Borçlunun mallarını devrettiğine ilişkin delil varsa tasarrufun iptali davası da gündeme gelebilir.
Üzerine Mal Olmayan Kişiden Alacak Nasıl Tahsil Edilir?
Borçlunun taşınmazı veya aracı yoksa kesinleşmiş icra dosyasında banka, SGK, işveren, tapu, araç, şirket ortaklığı ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklar araştırılır. Maaş ve banka hesabı haczi istenebilir; borçluya ödeme yapacak kişilere haciz ihbarnamesi gönderilebilir. Tahsil sağlanamazsa aciz belgesinin sonuçlarından yararlanılabilir ve şüpheli mal devirleri için tasarrufun iptali davası değerlendirilebilir.
Temel Hukuki Sonuçlar
- “Üzerine mal yok” tespiti yalnızca tapu ve araç kaydına bakılarak yapılamaz. Para, maaş, alacak, ortaklık ve miras payı gibi ekonomik değerler de haczedilebilir.
- Bugün sonuç vermeyen malvarlığı sorgusu, borçlunun gelecekte de hiçbir mal edinmeyeceğini göstermez.
- Borçlunun eşine, çocuğuna veya anne-babasına ait mallar sırf yakınlık nedeniyle haczedilemez.
- Malın takipten önce veya sonra yakına devredilmiş olması, devri otomatik olarak hükümsüz kılmaz; işlem tarihi, bedel, akrabalık ve zarar verme amacı delillerle incelenir.
- Aciz belgesi, tahsil edilemeyen alacak bakımından önemli haklar sağlar; ancak belgenin türü ve dayandığı haciz tutanağının içeriği doğru belirlenmelidir.
Borçlunun Üzerinde Hiçbir Şey Yoksa İcra Takibi Biter mi?
Hayır. Borçlunun o anda haczedilebilir malının bulunmaması, borcu ortadan kaldırmaz. Kesinleşmiş takipte alacaklı, kanuni süreleri ve dosya işlemlerini gözeterek yeni malvarlığı araştırmaları ve haciz talepleri yapabilir. Borçlu daha sonra işe girer, banka hesabına para gelir, taşınmaz veya araç edinir, bir alacağa hak kazanır ya da mirasçı olursa bu değerler şartları dâhilinde hacze konu edilebilir.
Burada üç ayrı durum birbirinden ayrılmalıdır:
| Karşılaşılan durum | Hukuki anlamı | İzlenebilecek yol |
|---|---|---|
| Tapu ve araç kaydı bulunmaması | Borçlunun yalnızca bu iki sicilde malı görünmediğini gösterir. | Banka, SGK, işveren, ticaret sicili, üçüncü kişi alacakları ve diğer haklar araştırılır. |
| Haczedilebilir hiçbir mal bulunmaması | İİK m. 105 kapsamında haciz tutanağının aciz belgesi niteliği gündeme gelebilir. | Tutanağın içeriği kontrol edilir; aciz belgesinin sonuçları ve tasarrufun iptali yolu değerlendirilir. |
| Mal bulunmasına rağmen değerin borcu karşılamaması | Kısmi tahsil ve geçici aciz durumu söz konusu olabilir. | Mevcut malların satışı, tamamlayıcı haciz ve iptal davası seçenekleri birlikte ele alınır. |
| Malların takipten önce devredilmiş olması | Tek başına muvazaa veya mal kaçırma ispatı değildir. | Devir kayıtları incelenir; şartları varsa İİK m. 277 ve devamı veya TBK m. 19 kapsamında dava açılır. |
Önemli ayrım: Malvarlığı sorgusunun “olumsuz” sonuçlanması ile usulüne uygun biçimde borçlunun haczi mümkün bütün değerlerinin araştırılması aynı şey değildir. Aciz durumuna dayanılacaksa araştırmanın kapsamı ve haciz tutanağındaki ifadeler önem kazanır.
Borçlunun Mal Varlığı Nasıl Araştırılır?
Takip kesinleştikten sonra alacaklı, icra dairesinden UYAP entegrasyonları ve ilgili kurum yazışmaları üzerinden borçlunun mal, hak ve alacaklarının araştırılmasını isteyebilir. Sorgunun kapsamı borçlunun gerçek kişi veya şirket olmasına, bilinen faaliyetlerine ve alacağın niteliğine göre belirlenmelidir.
Uygulamada aşağıdaki alanların ayrı ayrı incelenmesi mümkündür:
- Tapu sicilindeki taşınmazlar ve taşınmaz hisseleri,
- Trafik sicilindeki araçlar,
- Banka ve katılım bankalarındaki hesap, mevduat ve haklar,
- SGK kaydı, işveren bilgisi, maaş ve ücret alacakları,
- Şirket ortaklıkları, paylar ve tasfiye alacakları,
- Borçlunun müşterilerden veya sözleşme taraflarından olan alacakları,
- Kira bedelleri ve düzenli gelirler,
- İcra dosyalarında borçluya ödenecek paralar,
- Fikrî ve sınai haklar ile ekonomik değeri bulunan lisans ve gelirler,
- Mirasın açılmasından sonra borçluya geçen miras payı.
Malvarlığı araştırması yalnızca standart sorgu ekranlarına bırakılmamalıdır. Borçlunun mesleği, ticari ilişkileri, düzenli ödeme aldığı kişiler, internet sitesi, ilanları, şirket bağlantıları, kira verdiği taşınmazlar ve önceki mal devirleri hukuka uygun delillerle birlikte değerlendirildiğinde haczedilebilir bir alacak veya hak tespit edilebilir.
Alacaklının İzleyebileceği Tahsil Sırası
- Takibin kesinleşme ve haciz isteme süresini kontrol etmek,
- Güncel ve kapsamlı malvarlığı sorguları talep etmek,
- Tespit edilen para, maaş, alacak, pay veya mal üzerine haciz koydurmak,
- Haczedilen değer için satış veya ödeme sürecini süresinde ilerletmek,
- Sonuç alınamazsa haciz tutanağı ve aciz belgesi durumunu incelemek,
- Geçmiş devirleri araştırarak iptal veya muvazaa davasını değerlendirmek,
- Borçlunun ekonomik durumunu belirli aralıklarla yeniden kontrol etmek.
Borçlunun Banka Hesabı, Maaşı ve Üçüncü Kişilerdeki Alacağı Haczedilebilir mi?
Borçlunun adına taşınmaz veya araç bulunmasa bile banka hesabındaki para, çalışan olması hâlinde ücreti ve üçüncü kişilerden olan alacakları haczedilebilir. Bankalara elektronik haciz müzekkeresi gönderilmesi veya somut üçüncü kişiye İİK m. 89 kapsamında haciz ihbarnamesi tebliği, birbirinden farklı hukuki sonuçları olan işlemlerdir.
İİK m. 89 kapsamındaki haciz ihbarnamesi; borçluya para ödemesi gereken kişi veya kurumun, haczedilen tutarı artık borçluya değil icra dosyasına ödemesini sağlamaya yöneliktir. Örneğin borçlunun tamamlanmış bir işten doğan hakedişi, kira alacağı, satış bedeli veya müşterisinden olan cari hesap alacağı somutlaştırılabiliyorsa üçüncü kişi nezdinde haciz talep edilebilir.
Ücret haczinde, borçlu ve ailesinin geçimi için gerekli miktar indirildikten sonra haciz uygulanır; İİK m. 83 uyarınca haczedilecek miktar kural olarak ücretin dörtte birinden az olamaz. Birden fazla ücret haczi varsa bunlar sıraya girer. Nafaka alacakları ve özel kanunlarla korunan gelirler bakımından farklı hükümler uygulanabilir.
Emekli Maaşı ile Çalışan Maaşı Aynı Kurala Tabi Değildir
5510 sayılı Kanun kapsamındaki emekli aylıkları, nafaka borçları ve Kurum alacakları istisnası dışında kural olarak borçlunun haciz sırasındaki açık rızası olmadan haczedilemez. Çalışan ücretindeki dörtte bir kuralı emekli aylığına otomatik olarak uygulanamaz. Hesaba yatan paranın kaynağı ayrıca araştırılmalıdır.
Banka sorgusunun belirli bir tarihte sıfır bakiye göstermesi, aynı hesaba gelecekte para girmeyeceği anlamına gelmez. Bununla birlikte her haciz talebinin gelecekte oluşabilecek bütün bakiyeleri süresiz biçimde kapsadığı da varsayılmamalıdır. Bankanın cevabı, haczin kapsamı ve alacağın doğum biçimi incelenerek gerekirse yeni işlem talep edilmelidir. Banka haczinin sınırları hakkında banka hesabına haciz konulabilir mi başlıklı içerikten de ayrıntılı bilgi alınabilir.
Borçlunun Evine Hacze Gidilebilir mi?
Borçlunun konutunda haciz yapılması tamamen yasak değildir; ancak konutta haciz, İİK m. 79/a uyarınca icra mahkemesinin onayına bağlanan özel bir usule tabidir. Ayrıca İİK m. 82 kapsamında para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika ve süs eşyası gibi kıymetli şeyler dışında, borçlu ile aynı çatı altında yaşayan aile bireylerinin kişisel eşyaları ve ailenin ortak kullanımına hizmet eden ev eşyası haczedilemez.
Borçlunun hâline münasip evi de özel koruma altındadır. Bununla birlikte meskeniyet koruması her durumda taşınmaz üzerindeki haczi kesin biçimde engellemez. Evin değeri borçlunun ihtiyacına uygun bir konut edinmesi için gereken tutarın açıkça üzerindeyse satış ve bedelden uygun konut payının ayrılması gündeme gelebilir. İpotek, borcun kaynağı ve süresinde şikâyet gibi unsurlar sonucu değiştirebilir.
Fiilî haczin amacı baskı kurmak değildir: Haciz işlemi, alacağı karşılayabilecek ekonomik değerin tespitine ve muhafazasına yöneliktir. Haczi mümkün olmayan ev eşyası için gereksiz masraf yapılması tahsil sağlamaz.
Borçlunun Eşinin veya Ailesinin Mallarına Haciz Gelir mi?
Borçlunun kişisel borcundan dolayı eşinin, çocuklarının, anne veya babasının malları sırf aile bağı nedeniyle haczedilemez. Eşin mal rejimi veya aynı evde yaşama olgusu, onu otomatik olarak borçlu hâline getirmez. Eş ayrıca kefil, müşterek borçlu, avalist ya da borç doğuran işlemin tarafıysa kendi sorumluluğu ayrı değerlendirilir.
Ortak konutta veya iş yerinde yapılan hacizde üçüncü kişi mala kendisinin sahip olduğunu ileri sürebilir. Bu durumda istihkak prosedürü gündeme gelir. Fatura, banka ödeme kaydı, sözleşme, garanti belgesi, vergi kaydı ve malın kullanım biçimi mülkiyet iddiasının değerlendirilmesinde önem taşır.
Borçlunun kendi parasını veya malını görünüşte eşinin üzerine geçirdiği iddia ediliyorsa alacaklı doğrudan eşin bütün malvarlığına haciz koyduramaz. Önce belirli mal veya işlem yönünden muvazaa, tasarrufun iptali ya da gerçek hak sahipliğini gösteren somut deliller ortaya konulmalıdır.
Borçlu Bir Şirketse Ortakların Malları Haczedilebilir mi?
Sermaye şirketinin borcu ile ortakların ve yöneticilerin kişisel malvarlığı kural olarak ayrıdır. Bir limited veya anonim şirketin üzerine mal bulunmaması, şirket ortağının evine, aracına veya banka hesabına kendiliğinden haciz konulabileceği anlamına gelmez.
Ortağın veya yöneticinin ayrıca şahsi kefalet vermesi, bono ya da çeki kişisel sorumluluk doğuracak sıfatla imzalaması, sermaye borcu, kanundan doğan yönetici sorumluluğu veya kamu borçlarına ilişkin özel hükümler bulunması hâlinde sonuç değişebilir. Şirket malvarlığının ortaklara aktarılması da devirlerin niteliğine göre iptal, sorumluluk veya ticaret hukuku taleplerine konu olabilir.
Şirket Borcu İçin Doğrudan Ortağa Takip Başlatmak Risklidir
Ortağın sorumluluğunu doğuran hukuki sebep ve belge gösterilmeden yalnızca ortaklık sıfatına dayanılarak kişisel takip yapılamaz. Haksız takip; itiraz, menfi tespit ve tazminat uyuşmazlıklarına yol açabilir.
Borçlu Sonradan Mal Edinirse Haciz Konulabilir mi?
Evet. Borçlunun takip sırasında malı bulunmasa da daha sonra edindiği haczedilebilir değerler için aynı dosya üzerinden yeni haciz işlemleri talep edilebilir. Miras yoluyla geçen pay, sonradan alınan araç veya taşınmaz, yeni iş yerinden doğan ücret, banka bakiyesi, ortaklık payı ya da üçüncü kişilerden doğan alacak buna örnektir.
Ancak “dosya açık olduğu sürece hiçbir işlem yapmadan beklenebilir” düşüncesi doğru değildir. Haciz isteme hakkı, takip dosyasının işlem durumu, alacağın zamanaşımı, yenileme giderleri ve daha önce konulan hacizlerin satış süreleri ayrı ayrı izlenmelidir. İİK m. 78 uyarınca haciz isteme hakkı kural olarak ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde kullanılmalıdır; itiraz veya dava nedeniyle geçen süre hesaba katılmaz.
Bir mal haczedildiğinde tahsilat kendiliğinden gerçekleşmez. İİK m. 106 gereğince alacaklı veya borçlu, hacizden itibaren bir yıl içinde satış istemelidir. Satış talebiyle birlikte kanunda öngörülen kıymet takdiri, satış ve araçlarda muhafaza giderlerinin süresinde yatırılmaması talebin yapılmamış sayılmasına veya haczin kalkmasına neden olabilir.
Borç Ödemeden Aciz Belgesi Ne İşe Yarar?
Borç ödemeden aciz belgesi, icra takibinde alacağın tamamen tahsil edilemediğini gösterir. İİK m. 105’e göre haczi mümkün mal bulunmaması hâlinde haciz tutanağı, m. 143’teki aciz belgesi hükmünde olabilir. Haczedilen malların takdir edilen değerinin borcu karşılamaya yetmediği anlaşılırsa tutanak geçici aciz belgesi etkisi doğurarak alacaklıya tasarrufun iptali davası açma imkânı sağlayabilir.
Kesin aciz belgesi, alacaklıya borçlunun sonradan edindiği mallar için yeniden takip ve haciz imkânı sağlar; belge İİK m. 68 anlamında borç ikrarını içeren senet niteliğindedir. Belgedeki alacak için borçluya karşı faiz istenemez ve aciz belgesine bağlanan borç, borçluya karşı belgenin düzenlenmesinden itibaren yirmi yılda zamanaşımına uğrar.
Her “Mal Bulunamadı” Kaydı Yeterli Olmayabilir
Adres araştırılmadan, haciz mahallinde gerekli tespit yapılmadan veya borçlunun başka hacizli mallarının borcu karşılayıp karşılamadığı incelenmeden düzenlenen bir tutanağın aciz belgesi niteliği tartışmalı olabilir. Tutanağın tarihi, araştırmanın kapsamı, kıymet takdiri ve “başkaca haczi kabil mal bulunmadığı” tespiti birlikte değerlendirilmelidir.
Mal Kaçıran Borçluya Karşı Tasarrufun İptali Davası Açılabilir mi?
Borçlu, alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla taşınmazını, aracını veya başka bir hakkını üçüncü kişiye devretmişse İİK m. 277 ve devamındaki tasarrufun iptali davası değerlendirilebilir. Bu dava, malın mülkiyetini mutlaka yeniden borçlu adına geçirmek için değil; alacaklıya devredilen mal üzerinde kendi alacağıyla sınırlı olarak cebri icra yapma imkânı sağlamak için açılır.
Davanın görülebilmesi için kural olarak gerçek bir alacak, kesinleşmiş takip, iptali istenen işlemin borcun doğumundan sonra yapılmış olması ve geçici veya kesin aciz belgesi aranır. Bağışlama niteliğindeki işlemler, borçlunun aciz hâlinde yaptığı bazı tasarruflar ve alacaklıya zarar verme kastıyla gerçekleştirilen işlemler farklı kanuni ölçütlere tabidir.
| İncelenecek unsur | Neden önemlidir? |
|---|---|
| Borcun doğum tarihi | İptali istenen tasarrufun kural olarak borçtan sonra yapılmış olması gerekir. |
| Devir tarihi | İİK m. 284’teki beş yıllık hak düşürücü sürenin hesabını etkiler. |
| Satış bedeli ve ödeme yöntemi | Gerçek satış olup olmadığı ve edimler arasındaki farkın değerlendirilmesinde kullanılır. |
| Taraflar arasındaki yakınlık | Üçüncü kişinin borçlunun mali durumunu ve zarar verme amacını bilip bilmediği yönünden önem taşır. |
| Malın fiilî kullanımı | Devirden sonra malı kimin kullandığı muvazaa ve kötü niyet iddiasını destekleyebilir. |
| Aciz belgesi veya haciz tutanağı | İptal davasına özgü dava şartının oluşup oluşmadığını gösterir. |
Tasarrufun iptali davası, tasarruf tarihinden itibaren beş yıl geçmekle düşer. Bununla birlikte İİK m. 278, 279 ve 280’deki işlem türlerinin kendine özgü zaman ve ispat koşulları vardır. “Son beş yıldaki bütün devirler iptal edilir” şeklinde bir kural bulunmamaktadır.
İşlemin gerçekte hiç yapılmadığı, yalnızca görünürde oluşturulduğu ileri sürülüyorsa Türk Borçlar Kanunu m. 19’a dayalı muvazaa talebi de somut olaya göre gündeme gelebilir. İki davanın şartları, tarafları ve sonuçları aynı değildir. Mal devirlerinin incelenmesi ve tahsil stratejisinin kurulması, İzmir icra ve iflas avukatı hizmetinin çalışma alanları arasındadır.
Borçlunun Malını Devretmesi Suç mudur?
Her mal devri suç oluşturmaz. Kişi borçlu olsa bile malvarlığı üzerinde hukuka uygun işlemler yapabilir. Ancak İİK m. 331; haciz yoluyla takip talebinden sonra veya takipten önceki iki yıl içinde, alacaklıyı zarara uğratma amacıyla malları devrederek, gizleyerek, telef ederek, değerini düşürerek ya da gerçeğe aykırı borç ikrarıyla malvarlığını azaltan borçlu hakkında özel bir yaptırım öngörür. Suçun oluşması için kanundaki bütün unsurların ve alacaklının tahsil edemediği alacağın ispatı gerekir.
Mal beyanında hiç bulunmama ile gerçeğe aykırı mal beyanı da farklıdır. İİK m. 337 uyarınca süresinde mal beyanında bulunmayan borçlu, alacaklının şikâyeti üzerine beyanda bulununcaya kadar ve üç ayı geçmemek üzere tazyik hapsiyle karşılaşabilir. Gerçeğe aykırı beyanda bulunmanın şartları ise İİK m. 338’de ayrıca düzenlenmiştir.
Borcunu Ödeyememek Tek Başına Hapis Nedeni Değildir
Yaptırım, yalnızca borcun ödenmemesine değil; mal beyanı yükümlülüğünün ihlali, alacaklıyı zarara uğratmaya yönelik kanunda tanımlanan hareket veya geçerli ödeme taahhüdünün ihlali gibi ayrı bir fiile dayanır. İcra suçlarında şikâyet süreleri kısa olduğundan, öğrenme ve fiil tarihleri gecikmeden kontrol edilmelidir.
Borçlunun Malı Yoksa Hangi Sürelere Dikkat Edilmelidir?
| İşlem | Temel süre | Sürenin kaçırılmasının muhtemel sonucu |
|---|---|---|
| Haciz isteme | Ödeme emrinin tebliğinden itibaren kural olarak 1 yıl | Haciz isteme hakkı düşer; dosyanın yenilenmesi ve giderler gündeme gelir. |
| Haczedilen malın satışını isteme | Hacizden itibaren 1 yıl | Süresinde ve gerekli giderlerle satış istenmezse mal üzerindeki haciz kalkabilir. |
| Tasarrufun iptali davası | Tasarruf tarihinden itibaren 5 yıl | Hak düşürücü süre nedeniyle iptal talebi dinlenmez. |
| İİK kapsamındaki suçlarda şikâyet | Fiilin öğrenilmesinden itibaren 3 ay ve her hâlde fiilden itibaren 1 yıl | Şikâyet hakkı düşer. |
| Aciz belgesine bağlanan borç | Belgenin düzenlenmesinden itibaren borçluya karşı 20 yıl | Alacak aciz belgesine özgü zamanaşımına uğrar. |
Süre hesabı dosyaya göre yapılır: İtiraz, dava, takibin türü, tebligat tarihi, satış talebinin usulü ve daha önceki işlemler süre hesabını değiştirebilir. Tablodaki süreler, dosya incelenmeden nihai takvim olarak kullanılmamalıdır.
Borçlunun Malı Bulunmadığında Yargıtay’ın Yaklaşımı
Yargıtay, özellikle tasarrufun iptali davalarında yalnızca belge başlığına değil, icra dosyasındaki fiilî tahsil durumuna ve haciz tutanağının içeriğine bakmaktadır. Borçlunun başka malları varsa bunların değerinin borcu karşılayıp karşılamadığı araştırılmadan aciz sonucuna varılması yeterli görülmeyebilir.
| Emsal karar | Öne çıkan yaklaşım |
|---|---|
| Yargıtay HGK, 09.03.2021, E. 2017/17-2702, K. 2021/237 | Kesin aciz belgesi bulunmasa bile dosyadaki hacizler, önceki rehinler ve mal değerleri borcun karşılanamayacağını açıkça gösteriyorsa aciz hâlinin dosya kapsamından değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmiştir. |
| Yargıtay 17. HD, 11.05.2015, E. 2015/3032, K. 2015/7261 | Borçlunun başka taşınmazları üzerinde haciz bulunuyorsa bunların satışından alacağın karşılanıp karşılanamayacağı araştırılmadan haciz tutanağının geçici aciz belgesi sayılmaması gerektiği vurgulanmıştır. |
| Yargıtay 4. HD, 04.06.2025, E. 2024/14016, K. 2025/9192 | Tasarrufun borcun doğumundan sonra yapılıp yapılmadığı incelenirken işlemin hukuken sonuç doğurduğu tarih ve tapu kayıtlarının araştırılmasının önemine işaret edilmiştir. |
Yargıtay Kararlarından Çıkan Uygulama İlkesi
“Borçlunun malı yok” iddiası soyut bir beyanla değil; güncel sicil sorguları, fiilî haciz tutanağı, kıymet takdiri, önceki haciz ve rehinler, satış ihtimali ve dosya borcunun toplamı birlikte incelenerek ortaya konulmalıdır.
Borçlunun Üzerine Mal Çıkmadığında Sık Yapılan Hatalar
| Hata | Muhtemel sonucu |
|---|---|
| Yalnızca tapu ve araç sorgusu yapmak | Maaş, banka, kira, şirket payı ve üçüncü kişilerdeki alacakların gözden kaçması |
| Bir kez yapılan olumsuz banka sorgusuyla yetinmek | Sonradan oluşan bakiye veya yeni hesabın tespit edilememesi |
| Haciz konulduktan sonra satış süresini izlememek | Haczin kalkması ve sıra avantajının kaybedilmesi |
| Her adres haciz tutanağını aciz belgesi sanmak | Tasarrufun iptali davasının dava şartı yönünden sorun yaşaması |
| Akrabaya yapılan her devri otomatik muvazaalı kabul etmek | Delilsiz dava, yargılama gideri ve vekâlet ücreti riski |
| Şirket borcunu doğrudan ortağın kişisel borcu saymak | Haksız takip ve tazminat uyuşmazlığı |
| Ceza şikâyetini tahsilatın yerine koymak | Suç unsurları oluşmadığında ret; asıl haciz ve dava sürelerinin kaçırılması |
| Haricen yapılan ödemeleri dosyaya bildirmemek | Harç, bakiye ve takip işlemlerinde uyuşmazlık çıkması |
Üzerine Mal Olmayan Borçludan Alacağın Tahsili İçin Hukuki Destek
Borçlunun adına kayıtlı ev veya araç bulunmaması, tahsil sürecinin sona erdiği anlamına gelmez. Etkili bir dosya takibi; malvarlığı araştırmasının doğru kapsamda yapılmasını, üçüncü kişi alacaklarının tespitini, haciz ve satış sürelerinin izlenmesini, aciz belgesinin niteliğinin belirlenmesini ve şüpheli devirlerin delilleriyle incelenmesini gerektirir.
Türkmenoğlu & Yılmaz Hukuk Bürosu; icra takibi, banka ve maaş haczi, üçüncü kişilere haciz ihbarnamesi, aciz belgesi, şirket alacaklarının tahsili ve tasarrufun iptali davalarında hukuki destek sağlamaktadır.
Borçlunun malvarlığının araştırılması ve alacağın tahsili hakkında bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Borçlunun Üzerine Mal Olmaması Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Borçlunun üzerine hiçbir mal yoksa borç silinir mi?
Hayır. Borçlunun mevcut malvarlığında haczedilebilir değer bulunmaması borcu kendiliğinden sona erdirmez. Takip ve zamanaşımı süreleri gözetilerek sonradan edinilecek mal, maaş, banka bakiyesi ve alacaklar için haciz istenebilir.
Üzerine mal olmayan kişiye icra takibi yapılır mı?
Evet. Alacağın dayanağına uygun icra takibi başlatılabilir. Ancak takip başlatmak ile fiilen tahsilat yapmak farklıdır; ödeme emrinin kesinleşmesinden sonra haczedilebilir mal, hak veya gelir tespit edilmelidir.
Borçlunun maaşına ne kadar haciz konulur?
İİK m. 83 uyarınca borçlu ve ailesinin geçimi için gerekli miktar düşüldükten sonra ücret haczedilebilir; haczedilecek tutar kural olarak ücretin dörtte birinden az olamaz. Nafaka ve özel kanun hükümleri saklıdır.
Borçlunun emekli maaşı haczedilebilir mi?
5510 sayılı Kanun kapsamındaki emekli aylığı, nafaka ve SGK alacakları dışında kural olarak borçlunun haciz sırasındaki açık rızası olmadan haczedilemez. Hesaptaki başka paralar ve aylığın hukuki kaynağı ayrıca incelenir.
Borçlunun eşinin evine veya aracına haciz konulur mu?
Sırf evlilik nedeniyle eşin kişisel malına haciz konulamaz. Eş borcun tarafı, kefili veya müşterek borçlusuysa sorumluluk doğabilir. Borçluya ait malın eş üzerine muvazaalı geçirildiği iddia ediliyorsa bunun dava ve delillerle ortaya konulması gerekir.
Borçlu sonradan işe girerse maaş haczi yapılabilir mi?
Evet. İşveren tespit edildiğinde kesinleşmiş takip dosyasından ücret haczi müzekkeresi gönderilebilir. Daha önce mal bulunamaması sonradan doğan ücret alacağının haczine engel değildir.
Borçlu mirasçı olursa miras payı haczedilebilir mi?
Mirasın açılmasından sonra borçluya geçen ekonomik değeri bulunan miras payı, ilgili tereke ve paylaşım durumu dikkate alınarak haczedilebilir. Mirasbırakan hayattayken yalnızca beklenen miras ihtimali hacze elverişli mevcut bir hak değildir.
Aciz belgesi alınca borçluya tekrar haciz yapılabilir mi?
Evet. Borçlu sonradan haczedilebilir mal edinirse aciz belgesine bağlı kalan alacak için kanuni şartlarla yeniden takip ve haciz işlemleri yapılabilir. Belgenin türü, bakiye ve zamanaşımı kontrol edilmelidir.
Borçlunun malını eşine devretmesi hâlinde ne yapılır?
Devir otomatik olarak geçersiz sayılmaz. Borcun ve devrin tarihi, ödeme, malın kullanım biçimi, tarafların mali durumu ve zarar verme amacı incelenir. Şartları varsa tasarrufun iptali veya muvazaa davası açılabilir.
Tasarrufun iptali davası kaç yıl içinde açılır?
İİK m. 284 uyarınca iptal davası, iptali istenen tasarruf tarihinden itibaren beş yıl içinde açılmalıdır. İşlemin türüne göre diğer kanuni dönemler ve dava şartları da ayrıca uygulanır.
Borçlunun malı yoksa hapse girer mi?
Yalnızca borcunu ödeyememek hapis nedeni değildir. Ancak mal beyanında bulunmama, gerçeğe aykırı beyanda bulunma, alacaklıyı zarara uğratmak amacıyla malvarlığını azaltma veya geçerli ödeme taahhüdünü ihlal gibi kanunda ayrıca düzenlenen fiiller yaptırım doğurabilir.
Borçlu şirketin malı yoksa şirket ortağı sorumlu olur mu?
Sermaye şirketi ortağı, yalnızca ortak olduğu için şirketin özel hukuk borçlarından kişisel malvarlığıyla otomatik olarak sorumlu olmaz. Şahsi kefalet, kambiyo taahhüdü, kamu borcu veya kanundan doğan özel sorumluluk sebepleri ayrıca incelenir.
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Takibin türü, alacağın kaynağı, tebligatlar, haciz tutanakları, borçlunun sıfatı ve mal devirleri her dosyada ayrıca değerlendirilmelidir.