Kamuoyunda 12. Yargı Paketi olarak bilinen Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, 16 Temmuz 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda kabul edildi. Düzenleme; icra ve iflas hukukundan miras ortaklıklarına, idari yargıdan hukuk davalarına, tazminat hesaplamasından ceza muhakemesine kadar birçok alanda önemli değişiklikler içeriyor.
Paketin temel amacı, yargılamaların daha kısa sürede sonuçlandırılması, gereksiz bilirkişi incelemelerinin azaltılması, elektronik satış sisteminin geliştirilmesi, istinaf ve temyiz süreçlerinin yeniden düzenlenmesi ve uygulamada ortaya çıkan bazı hukuki sorunların giderilmesi olarak açıklanıyor.
Ancak TBMM Genel Kurulunda kabul edilmesi, düzenlemenin bütün hükümlerinin aynı anda yürürlüğe girdiği anlamına gelmez. Kanunun Cumhurbaşkanınca yayımlanmak üzere Resmî Gazete’ye gönderilmesi ve yürürlük maddesine göre uygulanmaya başlaması gerekir. Bazı hükümler yayımlandığı gün, bazı hükümler ise yayım tarihinden belirli bir süre sonra yürürlüğe girebilir.
12. Yargı Paketi, 16 Temmuz 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaşma sürecinin Meclis aşamasını tamamladı. Paket; miras kalan taşınmazların satışını, elektronik ihaleleri, idari yargıdaki tek hâkim sınırını, hukuk davalarında talep artırımını, duruşma aralıklarını, tazminat faizini, IBAN kullandıranların ceza sorumluluğunu ve bazı ceza muhakemesi hükümlerini değiştiriyor. Hükümlerin uygulanması için Resmî Gazete’de yayımlanması beklenmelidir.
12. Yargı Paketi, yargının daha hızlı ve etkili işlemesi amacıyla çok sayıda kanunda değişiklik yapıyor. Mirasçılar arasındaki ortaklığın giderilmesi satışlarında ilk ihalenin yalnızca mirasçılar arasında yapılabilmesi, hukuk davalarında belirsiz alacak davası yerine bir defalık talep artırımı, duruşmalar arasında en fazla üç aylık süre, idari yargıda tek hâkimle görülecek davaların genişletilmesi ve IBAN kullandıran kişilerin kusuruna göre ceza indirimi paketin öne çıkan düzenlemeleridir.
Yürürlük uyarısı: TBMM’de kabul edilen metin ile teklifin ilk hâli aynı değildir. Genel Kurul önergeleriyle bazı maddeler çıkarılmış veya değiştirilmiştir. Kesin uygulama için Resmî Gazete’de yayımlanacak nihai kanun metni ve yürürlük tarihleri esas alınmalıdır.
12. Yargı Paketi, TBMM Adalet Komisyonundaki görüşmelerin ardından Genel Kurul gündemine alındı ve 16 Temmuz 2026 tarihinde kabul edildi. Teklifin resmî adı, Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’dir.
Düzenleme, Meclise sunulan ilk metinde 29 madde ve geçici hükümlerden oluşuyordu. Genel Kurul görüşmeleri sırasında kabul edilen önergelerle bazı maddeler metinden çıkarıldı. Bu nedenle kamuoyunda teklif aşamasında açıklanan her düzenlemenin kanunlaşmış olduğu düşünülmemelidir.
Kanun teklifinin TBMM Genel Kurulunda kabul edilmesi ile Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesi farklı aşamalardır.
İçeriğin hazırlandığı 17 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla düzenlemenin TBMM Genel Kurulunda kabul edildiği kesinleşmiştir. Bununla birlikte kanun hükümlerinin yürürlüğe girmesi bakımından Resmî Gazete’de yayımlanacak metnin takip edilmesi gerekir.
Kanunun bazı hükümleri yayım tarihinde, elektronik satış veya teknik altyapı gerektiren bazı hükümleri ise yayım tarihinden üç ay sonra yürürlüğe girebilir. Ayrıca geçiş hükümleri nedeniyle değişikliklerden önce açılan davalar, verilen kararlar veya ilan edilen ihaleler hakkında eski hükümlerin uygulanmasına devam edilebilir.
Pratik bilgi: Devam eden bir dava veya icra dosyası bulunan kişiler, yalnızca haber başlıklarına göre işlem yapmamalıdır. Yeni hükmün mevcut dosyaya uygulanıp uygulanmayacağı geçiş maddelerine göre belirlenir.
12. Yargı Paketi tek bir hukuk alanına yönelik değildir. Düzenleme; hukuk, ceza, icra, miras, idari yargı ve tazminat hukukunu ilgilendiren hükümler içerir. Değişikliklerin önemli bir bölümü yargılama sürelerini azaltmayı ve kanun yolu denetimini yeniden düzenlemeyi amaçlamaktadır.
| Düzenleme Alanı | Temel Değişiklik | Muhtemel Etkisi |
|---|---|---|
| İcra ve İflas Hukuku | Elektronik satış ve ihale kuralları | İhale güvenliğinin ve satış sürecinin güçlendirilmesi |
| Miras Hukuku | Miras kalan taşınmazlarda ilk ihalenin mirasçılar arasında yapılması | Taşınmazın öncelikle aile içinde kalabilmesi |
| İdari Yargı | Tek hâkimle görülecek davaların kapsamının genişletilmesi | Dosyaların daha hızlı karara bağlanması |
| Hukuk Muhakemesi | Talep artırım sistemi ve duruşma aralıkları | Usul ekonomisi ve zamanaşımı sorunlarının azaltılması |
| Tazminat Hukuku | Faiz başlangıcı ve ödemelerin mahsup yöntemi | Tazminat hesaplarının standartlaştırılması |
| Ceza Muhakemesi | Kaçak sanık, HAGB ve Yargıtay Başsavcısının itirazı | Savunma ve kanun yolu hükümlerinin yeniden düzenlenmesi |
| Dolandırıcılık Suçları | IBAN veya ödeme aracı kullandıranların sorumluluğu | Kusura göre farklılaştırılmış ceza uygulanması |
12. Yargı Paketi’nin en dikkat çekici düzenlemelerinden biri, yalnızca yasal mirasçıların malik olduğu taşınmazlarda ortaklığın satış yoluyla giderilmesine ilişkindir. Yeni sistemde, şartları oluştuğunda ilk açık artırmanın yalnızca malik olan mirasçılar arasında yapılabilmesi öngörülmektedir.
Birinci artırmada teklifin taşınmazın belirlenen değerinin tamamına ulaşması gerekir. İlk artırmada satış gerçekleşmezse ikinci artırmaya üçüncü kişiler de katılabilir ve genel elektronik ihale kuralları uygulanır.
Düzenlemenin amacı, miras yoluyla aileye geçen ev, tarla, arsa veya iş yerinin düşük bedelle üçüncü kişilere geçmesini önlemek ve mirasçılara taşınmazı kendi aralarında satın alma konusunda öncelik tanımaktır.
Yalnızca yasal mirasçıların malik olduğu taşınmazlarda ortaklığın satış yoluyla giderilmesi hâlinde ilk artırma yalnızca mirasçılar arasında yapılabilecek. İlk artırmada satış olmazsa ikinci artırmaya diğer alıcılar da katılabilecek.
Elektronik satış portalında yapılan ihalelerde teminat, teklif alt sınırı, ihale bedelinin yatırılmaması ve idari para cezasına ilişkin kurallar yeniden düzenleniyor. En yüksek teklifi verdiği hâlde ihale bedelini süresinde ödemeyen alıcının teminatı iade edilmeyecek ve teklif edilen bedelin belirli bir oranında idari para cezası uygulanabilecek.
Satış isteyen alacaklının alacağı, gereken teminat tutarını karşılıyorsa belirli şartlarla ayrıca teminat yatırmaması mümkün olabilecek. Hazine ise elektronik artırmalarda teminat göstermekten muaf tutulacak.
İhale uyarısı: Elektronik ihaleye teklif verilmesi ciddi mali sonuç doğurur. İhale bedelinin süresinde yatırılmaması teminatın kaybedilmesine, satış giderlerinden sorumluluğa ve idari para cezasına neden olabilir.
Paketle idare mahkemelerinde tek hâkim tarafından karara bağlanabilecek dava türlerinin kapsamı genişletiliyor. Parasal sınırın altında kalan bazı iptal ve tam yargı davaları ile öğrenciler, kamu görevlileri ve meslek kuruluşu üyeleri hakkında tesis edilen belirli işlemlere karşı açılan davalar tek hâkim tarafından görülebilecek.
Öğrencilerin sınıf geçme, not, yurt, kredi ve burs işlemleri; kamu görevlilerinin geçici görevlendirme, yolluk, lojman ve izin işlemleri ile bazı disiplin cezaları bu kapsamda değerlendirilebilecek. Ancak öğrencinin okuldan uzaklaştırılması veya ilişiğinin kesilmesi ile mesleki faaliyeti tamamen engelleyen ağır disiplin işlemleri farklı usule tabi olmaya devam edebilir.
Tek hâkim kapsamının genişletilmesi davanın tek duruşmada sonuçlanacağı anlamına gelmez. Değişiklik, karar verecek mahkeme heyetinin yapısını etkiler; delil toplama ve kanun yolu süreçleri devam eder.
Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararının sonucunu hukuka uygun bulmakla birlikte gerekçesini eksik veya hatalı görürse gerekçeyi değiştirerek istinaf başvurusunu reddedebilecek. Maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkünse gerekli düzeltme de yapılabilecek.
İlk derece kararının kaldırılarak bölge idare mahkemesince yeniden esas hakkında karar verildiği bazı durumlarda Danıştay’a temyiz yolu açılıyor. Ancak tek hâkimle görülen davalar ve kanunda ayrıca kesin olduğu belirtilen bazı uyuşmazlıklar temyiz kapsamı dışında kalabilecek.
Her istinaf kararına karşı otomatik olarak temyiz yoluna gidilemez. Davanın türü, parasal sınır ve kararın ilk derece hükmünü kaldırıp kaldırmadığı birlikte değerlendirilmelidir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda yapılan değişiklikle, duruşmalar arasındaki sürenin kural olarak üç aydan uzun olmaması öngörülüyor. Böylece dosyaların uzun süre işlem görmeden beklemesinin ve duruşmaların çok ileri tarihlere bırakılmasının önüne geçilmesi amaçlanıyor.
Bununla birlikte bilirkişi incelemesinin uzaması, başka yerde istinabe işlemi yapılması veya dosyanın niteliğinden kaynaklanan zorunlu hâller bulunması durumunda hâkim gerekçesini açıklayarak daha uzun bir duruşma aralığı belirleyebilecek.
Hukuk davalarında duruşmalar arasındaki süre kural olarak üç ayı geçemeyecek. Ancak bilirkişi, istinabe veya benzeri zorunlu nedenlerle hâkim gerekçeli olarak daha uzun süre belirleyebilecek.
Paketle Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki belirsiz alacak davasına ilişkin mevcut hüküm yürürlükten kaldırılıyor. Bunun yerine alacağın yalnızca bir kısmının dava edildiği durumlarda, talep miktarının aynı dava içinde bir defaya mahsus olmak üzere tahkikat sona erene kadar artırılabilmesi öngörülüyor.
Yeni sistemin önemli sonuçlarından biri, artırılan kısım bakımından zamanaşımının da dava tarihinde kesilmiş sayılmasıdır. Böylece dava açılırken zararın veya alacağın tamamını kesin olarak belirleyemeyen kişinin sonradan yaptığı artırım nedeniyle zamanaşımı sorunu yaşamasının önlenmesi amaçlanıyor.
Talep artırımının bir defaya mahsus olması nedeniyle dava açılırken alacak kalemleri, bilirkişi hesabı ve artırım zamanı dikkatle planlanmalıdır.
Çalışma gücünün azalması veya tamamen kaybedilmesi nedeniyle hesaplanan tazminatlar ile ölüm nedeniyle destekten yoksun kalanların taleplerinde faiz başlangıcı yeniden düzenleniyor.
Zarar görenin veya ölen desteğin kazancının bilindiği döneme ilişkin tazminat bölümüne, haksız fiil veya zarar doğuran olay tarihinden itibaren kanuni faiz işletilecek. Gelecekteki ve kazancın bilinmediği döneme ilişkin hesaplanan bölüme ise karar tarihinden itibaren faiz uygulanacak.
Tahkikat başlamadan önce tazminat amacıyla yapılan ödemelerin, ödeme tarihindeki tazminat miktarına oranlanarak toplam tutardan mahsup edilmesi öngörülüyor. Bu düzenleme özellikle trafik kazası, iş kazası, meslekte kazanma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma dosyalarında önem taşıyor.
| Tazminat Dönemi | Faiz Başlangıcı | Açıklama |
|---|---|---|
| Kazancın bilindiği dönem | Zarar doğuran olay tarihi | Geçmiş dönem zararı esas alınır |
| Kazancın bilinmediği gelecek dönem | Karar tarihi | Geleceğe yönelik varsayımsal hesap söz konusudur |
| Dava öncesi veya tahkikat öncesi ödeme | Oransal mahsup uygulanır | Ödemenin yapıldığı tarihteki değer dikkate alınır |
Kamuoyunda “IBAN kiralama” veya “banka hesabını kullandırma” olarak bilinen olaylar bakımından, dolandırıcılık suçunun asıl organizatörleri ile yalnızca hesabını veya ödeme aracını başkasına kullandırarak suça iştirak eden kişiler arasındaki kusur farkının dikkate alınması amaçlanıyor.
Bir kişinin kendisine veya başkasına ait banka hesabını, banka kartını, kredi kartını, ödeme hesabını ya da kripto varlık hesabını haksız menfaat sağlanması amacıyla kullanıma açması hâlinde ceza sorumluluğu devam edecek. Ancak iştirakin yalnızca bu araçların kullandırılmasıyla sınırlı kalması durumunda verilecek cezada belirli oranda indirim uygulanabilecek.
Düzenleme banka hesabını başkasına kullandırmayı suç olmaktan çıkarmamaktadır. Hesabını kullandıran kişinin dolandırıcılık planını bilip bilmediği, aldığı menfaat, mağdurlarla iletişimi ve suç organizasyonundaki rolü yine soruşturma ve yargılama sırasında incelenecektir.
Banka hesabının, kartın veya mobil bankacılık bilgilerinin başkasına verilmesi hâlinde yalnızca hesap bloke edilmesi değil, dolandırıcılık soruşturması ve ceza davası riski de doğabilir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması konusunda Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda yeni hükümler kabul edildi. Sanık hakkında iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezasına hükmedilmesi, daha önce kasıtlı suçtan mahkûmiyet bulunmaması, yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaat oluşması ve zararın giderilmesi gibi şartlar korunuyor.
HAGB kararlarının istinaf veya temyiz denetimi ile özel sisteme kaydedilmesine ilişkin hükümler de yeniden düzenleniyor. İşkence, eziyet ve kamu görevlisinin görevi nedeniyle işlediği, kötü muamele kabul edilen belirli suçlarda HAGB uygulanmaması öngörülüyor.
HAGB, beraat kararı değildir. Mahkeme bir hüküm kurar ancak şartları oluştuğunda hükmün belirli süre boyunca sanık hakkında hukuki sonuç doğurmaması sağlanır.
Kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabilecek; ancak sanığın daha önce sorgusu yapılmamışsa mahkûmiyet veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemeyecek. Bu düzenleme, sanığın savunması alınmadan aleyhine nihai ceza hükmü kurulmasını önlemeyi amaçlamaktadır.
Kaçak sanık hakkında güvenlik tedbirine karar verilmişse, sanığın daha sonra bizzat hazır bulunarak savunma hakkını kullanmak istemesi hâlinde yargılamanın yenilenmesini talep edebilmesi mümkün olacak.
Yargıtay ceza dairelerinin yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları dışındaki kararlarına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, dosyanın kendisine teslim edilmesinden itibaren üç ay içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilecek.
Sanık lehine yapılacak itirazlarda ise süre aranmayacak. Sanık, kanun yoluna başvurma hakkı bulunan kişiler, katılan veya suçtan zarar görenler de Başsavcılıktan itiraz yolunun kullanılmasını talep edebilecek.
TBMM Genel Kurulu görüşmeleri sırasında kabul edilen önergelerle iki önemli düzenleme nihai metinden çıkarıldı. Bunlardan ilki, idare aleyhine hükmedilen para, vekâlet ücreti ve yargılama giderleri için ilamlı icra takibi başlatmadan önce idareye banka hesabı bildirilerek başvuru yapılmasını zorunlu hâle getiren düzenlemeydi.
İkinci çıkarılan düzenleme ise bilgisayar, bilgisayar programı ve dijital kayıtlarda arama, kopyalama ve el koyma usullerini değiştiren maddeydi. Bu nedenle teklif aşamasındaki açıklamalarla kabul edilen nihai metin arasında fark bulunmaktadır.
İdare aleyhine ilamlı icra takibinden önce başvuru zorunluluğu getiren madde ile bilgisayar ve dijital materyallerde arama, kopyalama ve el koyma usulünü değiştiren madde Genel Kurulda metinden çıkarıldı.
12. Yargı Paketi’nin temel konusu genel af veya kapsamlı bir ceza indirimi değildir. Paket ağırlıklı olarak hukuk yargılaması, icra, idari yargı, tazminat ve belirli ceza muhakemesi sorunlarına yöneliktir.
Banka hesabı kullandıran kişilerin ceza sorumluluğunda kusura göre indirim ve bazı dosyalar bakımından etkin pişmanlık uygulaması bulunması, bütün hükümlülere yönelik genel bir af anlamına gelmez. Her ceza dosyası suç tipi, fiil, hüküm tarihi ve geçiş hükümlerine göre ayrı değerlendirilmelidir.
Af uyarısı: “12. Yargı Paketi ile herkes tahliye olacak” veya “genel af çıktı” şeklindeki bilgiler doğru değildir. Paket genel af düzenlemesi içermemektedir.
Yeni düzenlemelerin devam eden davalara uygulanıp uygulanmayacağı her madde bakımından farklıdır. Usul hükümleri kural olarak yürürlüğe girdikleri andan itibaren uygulanabilse de kanunda özel geçiş hükmü bulunması hâlinde o hüküm esas alınır.
Örneğin bazı icra satışları bakımından kanunun yürürlüğünden önce ilan edilen artırmalarda eski hükümlerin uygulanmasına devam edilecek. İdari yargıda tek hâkimle görülmeye ilişkin değişiklikler, yürürlük tarihinden sonra açılan davalarda uygulanabilecek. Kanun yolu değişiklikleri ise kararın verildiği veya dosyanın ilgili mercie teslim edildiği tarihe bağlanabilir.
12. Yargı Paketi TBMM Genel Kurulunda kabul edildi ancak yeni hükümlerin mevcut dava, icra takibi veya ceza dosyasına etkisi dosyanın türüne ve geçiş hükümlerine göre belirlenmelidir. İcra, ceza, tazminat ve hukuk davalarındaki yeni düzenlemelerin değerlendirilmesinde İzmir avukat desteğiyle hareket edilmesi hak kaybı riskini azaltır.
| Yaygın İddia | Doğru Bilgi |
|---|---|
| 12. Yargı Paketi ile genel af çıktı | Paket genel af düzenlemesi değildir |
| TBMM kabul edince bütün hükümler hemen yürürlüğe girdi | Resmî Gazete ve yürürlük maddesi beklenmelidir |
| Miras kalan her taşınmaz yalnızca mirasçılar arasında satılacak | Belirli şartlarla yalnızca ilk artırma mirasçılar arasında yapılabilir |
| IBAN kullandırmak artık suç değil | Ceza sorumluluğu devam eder; kusura göre indirim gündeme gelebilir |
| Bütün duruşmalar üç ay içinde bitecek | Yalnızca duruşmalar arasındaki süre kural olarak üç ayı geçemeyecek |
| Devam eden bütün davalar otomatik olarak yeni kanuna tabi | Geçiş hükümleri ve işlemin tarihi ayrıca incelenmelidir |
12. Yargı Paketi, tek bir hukuk alanına yönelik sınırlı bir düzenleme değildir. İcra satışları, miras ortaklıkları, hukuk davaları, tazminat hesapları, idari yargı kanun yolları, ceza muhakemesi ve banka hesabı kullandırma fiilleri bakımından önemli değişiklikler getirmektedir.
Düzenlemenin uygulamadaki gerçek etkisi, Resmî Gazete’de yayımlanacak nihai metin, yürürlük tarihleri, geçiş hükümleri ve yüksek mahkemelerin vereceği kararlarla netleşecektir. Özellikle devam eden dosyalarda yeni hükümlerin geçmiş işlemlere uygulanıp uygulanmayacağı dikkatle değerlendirilmelidir.
12. Yargı Paketi 16 Temmuz 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulunda kabul edildi. Paket; miras taşınmazlarının satışı, elektronik ihale, idari yargı, hukuk davalarında talep artırımı, tazminat faizi, HAGB, kaçak sanık ve IBAN kullandırma fiilleri konusunda değişiklikler içeriyor. Uygulama için Resmî Gazete’de yayımlanacak nihai metin ve yürürlük hükümleri takip edilmelidir.
Evet. 12. Yargı Paketi, 16 Temmuz 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.
TBMM kabulü yasama sürecinin önemli aşamasıdır. Hükümlerin yürürlüğe girmesi için Resmî Gazete’de yayımlanacak kanun metni ve yürürlük tarihleri esas alınmalıdır.
Hayır. Paket genel af veya bütün hükümlüleri kapsayan genel bir tahliye düzenlemesi içermemektedir.
Yalnızca yasal mirasçıların malik olduğu taşınmazlarda ilk artırmanın belirli şartlarla yalnızca mirasçılar arasında yapılabilmesi öngörülmektedir.
IBAN veya ödeme aracını kullandırmak cezasız hâle gelmemektedir. Kişinin suça iştirakinin yalnızca hesabını kullandırmakla sınırlı olması hâlinde cezada indirim uygulanabilir.
Duruşmalar arasındaki süre kural olarak üç ayı geçemeyecek. Zorunlu hâllerde hâkim gerekçesini açıklayarak daha uzun süre verebilecek.
Mevcut belirsiz alacak hükmü kaldırılarak, kısmi dava içinde talebin bir defaya mahsus artırılmasına dayanan yeni bir sistem getirilmektedir.
Her düzenleme için aynı cevap verilemez. Uygulama; yürürlük tarihi, işlemin veya kararın tarihi ve kanundaki geçiş hükümlerine göre belirlenir.